Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/01/2014 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 713/2. maddesindeki "maliki 20 yıl önce ölmüş" hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR I- YARGILAMA SÜRECİ Davacı vekili, 174 ada 60 parselde kayıtlı taşınmazın davalıların murisi Ali oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, muris ...'nin 1988 yılında vefat ettiğini, taşınmazın 1963 yılında davalıların murisi tarafından, ...'a satıldığını, 1969 yılında da ... tarafından müvekkiline satıldığını, satın alındığı 1969 yılından beri müvekkili tarafından...
7. Hukuk Dairesi 2021/6908 E. , 2022/2465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/01/2014 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 713/2. maddesindeki "maliki 20 yıl önce ölmüş" hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR I- YARGILAMA SÜRECİ Davacı vekili, 174 ada 60 parselde kayıtlı taşınmazın davalıların murisi Ali oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, muris ...'nin 1988 yılında vefat ettiğini, taşınmazın 1963 yılında davalıların murisi tarafından, ...'a satıldığını, 1969 yılında da ... tarafından müvekkiline satıldığını, satın alındığı 1969 yılından beri müvekkili tarafından nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla kullanıldığını, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, taşınmaz satışının resmî şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını, geçersiz satışa dayanarak taşınmazı malik sıfatıyla kullanmanın mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu tapulu taşınmazın resmî şekil şartına uyulmadan yapılan satışının geçersiz olduğu, zilyetliğe dayanılarak tescil talebinde bulunulamayacağı, ayrıca tapu malikinin kimliğinin belli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarih ve 2016/12465 Esas 2020/674 Karar sayılı ilamıyla; Davacılar tarafından TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan ölüm hukuki sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu halde mahkemece, bu yönde inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, 713/2.maddesindeki ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece; davaya konu taşınmazın kayıt maliki olan ...'nin 1988 yılında öldüğü, davacının 1969 yılından itibaren nizasız fasılasız taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğu, kayıt malikinin öldüğü tarihten itibaren esas alınması gereken 20 yıllık zamanaşımı süresinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı olan 2011 yılından önce dolduğu ve beşinci fıkra gereğince mülkiyetin mahkeme kararına gerek kalmadan, kendiliğinden davacıya geçtiği, sonradan verilen iptal kararının davacının bu kazanılmış hakkını ortad...