DAVA TÜRÜ : 3402 Sayılı Kanun'un 41. Maddesi Gereğince Yapılan İşlemin İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2015 tarihli ve 2014/257 Esas sayılı yazısı üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... (...) ve müşterekleri adına kayıtlı olan 130 ada 9 parsel sayılı 21.841,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 21.180,53 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı ..., düzeltme işlemi sırasında hissedarı olduğu taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yüzölçümünün eksildiği...
8. Hukuk Dairesi 2022/1367 E. , 2022/3114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : 3402 Sayılı Kanun'un 41. Maddesi Gereğince Yapılan İşlemin İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2015 tarihli ve 2014/257 Esas sayılı yazısı üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... (...) ve müşterekleri adına kayıtlı olan 130 ada 9 parsel sayılı 21.841,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 21.180,53 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı ..., düzeltme işlemi sırasında hissedarı olduğu taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre düzeltme işleminin usulüne uygun olduğu, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişinin, davaya konu edilen düzeltme işlemi sırasında görev aldığı anlaşılmaktadır. Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesine göre yapılan düzeltme işleminin uygunluğunu denetlemeye yönelik eldeki davada, düzeltme işlemini yapan ekip içerisinde görev alan teknik elemanın yargılama sırasında bu kez teknik bilirkişi olarak görev almış olması yasal düzenlemelere aykırıdır. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda düzeltme kararının içeriği tekrar edilerek tersimat hatasının düzeltildiği ve yapılan düzeltme işleminin yönetmeliğe uygun olduğu belirtilmiş ise de bu tersimat hatasının nasıl oluştuğu denetime elverir şekilde açıklanmamış; davacı, hissedarı olduğu 130 ada 9 parselin tamamına yönelik olarak, düzeltme işlemi ile taşınmazın sınırlarının değiştirildiği ve yüzölçümünün eksildiği iddiasıyla dava açmış olmasına rağmen bilirkişi raporunda yalnızca davacının taşınmaz üzerinde kullandığı kısma yönelik olarak değerlendirme yapılmıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza ait tesis kadastro tutanağı, tesis kadastrosu ölçü krokisi, ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve çekişmeli taşınmaza ve çevresine ait tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile davaya konu edilen düzeltme işlemlerinde görev almamış, önceki bilirkişiler dışında oluşturulaca...