Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; görev yaptığı kurumun davalının maliki olduğu binada kiracı olduğunu, olay tarihinde yanındakilerle birlikte beşinci kattan giriş kata inmek üzere binada bulunan dört asansörden birine bindiklerini, asansörün giriş katın iki alt katına düşmesi nedeniyle yaralanarak ameliyat olduğunu, olayın davalı tarafın asansörün bakım ve muhafazasındaki kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek; 100.000 TL manevi tazminatın olay...
3. Hukuk Dairesi 2022/1974 E. , 2022/3200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ...
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; görev yaptığı kurumun davalının maliki olduğu binada kiracı olduğunu, olay tarihinde yanındakilerle birlikte beşinci kattan giriş kata inmek üzere binada bulunan dört asansörden birine bindiklerini, asansörün giriş katın iki alt katına düşmesi nedeniyle yaralanarak ameliyat olduğunu, olayın davalı tarafın asansörün bakım ve muhafazasındaki kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek; 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; asansörlerin periyodik bakım ve kontrollerinin yapıldığını, elektronik bir arızanın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu tür elektronik arızaların her alanda meydana gelmesinin mümkün olduğunu, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; aynı olaya ilişkin farklı dosyada alınan kusura ilişkin raporun mevzuata uygun olduğu, buna göre davalının kusur oranının %30 olduğu, davacının %5,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve işgöremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davacı ve yanındaki kişilerin yaralanması ile sonuçlanan asansör kazasında davalı şirketin bina maliki sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun şartlarının oluştuğu, tarafların kusur oranına ve olayın özelliğine göre hükmedilen manevi tazminat miktarının makul seviyede olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Aynı Kanun'un 163. maddesinde ise; "Alacaklı borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder." Müteselsil sorumluluk; zarar gören...