Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; tarımsal sulama aboneliğinin 65.444,38 TL borcu olduğu iddiası ile davalı tarafından haklarında icra takibi yapıldığını, takibe itiraz etmemeleri nedeniyle takibin kesinleştiğini, icra tehdidi altında borcun büyük bir kısmını ödediklerini, davalıya bu miktarda borçlu olmadıklarını, icra dosyası ile talep edilen 65.444,38 TLlik borçtan ve ferilerinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yaptıkları ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan...
3. Hukuk Dairesi 2022/1397 E. , 2022/3383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : 1-..., 2-... VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; tarımsal sulama aboneliğinin 65.444,38 TL borcu olduğu iddiası ile davalı tarafından haklarında icra takibi yapıldığını, takibe itiraz etmemeleri nedeniyle takibin kesinleştiğini, icra tehdidi altında borcun büyük bir kısmını ödediklerini, davalıya bu miktarda borçlu olmadıklarını, icra dosyası ile talep edilen 65.444,38 TLlik borçtan ve ferilerinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yaptıkları ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı; yapılan takip ve dayanağı tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne yönelik olarak verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11/05/2011 tarihli ve 2010/17702 E. 2011/7716 K. sayılı kararıyla; "...mahkemece, davacıların, 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi gerektiği, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği... gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine aynı dairenin 27/02/2012 tarihli ve 2012/1806 E. 2012/4624 K. sayılı kararıyla; "...Dairece davanın kabulüne dair verilen ilk hüküm davacı ve davalı tarafından 6111 sayılı yasa uyarınca başvurusu mevcut olup olmadığı ve koşulların bulunup bulunmadığının araştırılması yönünden bozulmuş ise de, davacı böyle bir başvurusunun olmadığını, zaten bedelin davalı idareye ödendiğini açıkladığından 6111 sayılı yasa hükümlerinin olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, somut olayda kaçak tüketimin sabit olduğu, 05/09/2005 olan tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik ve 122 sayılı ... Piyasası Kurul kararı da gözetilerek davacının borcunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi ve bu borca mahsuben yapılan ödemelerle/dekontlarla ilgili taraflara hangi döneme ilişkin olduğu açıklattırılması, fazla ödeme varsa BK. 104.maddesi uyarınca faize faiz olamayacağı kabul edilerek tahsil kararı verilmesi gerektiği... gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararı kaldırılarak, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 0...