Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan 22.07.1980 26.07.1986 tarihleri arasında 2165 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraatine; anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme kararı verildiği, her iki hükmünde 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 494,424 TL maddi, 2.500.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi...
12. Ceza Dairesi 2021/3339 E. , 2022/2999 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan 22.07.1980 26.07.1986 tarihleri arasında 2165 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraatine; anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme kararı verildiği, her iki hükmünde 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 494,424 TL maddi, 2.500.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece; 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesi uyarınca tazminat davasının karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve herhalde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde açılması gerektiğine dair amir hükmün bulunduğu, yukarıda da belirtildiği üzere tazminata esas hükmün 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği davacının ise davasını 05.02.2016 tarihinde yasal süresinden sonra açtığı anlaşılmakla davacının davasının reddine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede; Davacının tazminat talebine konu miktarların belirtilmemesi üzerine, davacı tarafa bu hususun açıklatılması gerektiği, Ayrıca davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemi, 01/06/2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, tazminat talebinin 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu, tazminat talebinin dayanağı olan kararların kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği, bu kapsamda davacı hakkında Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2009 tarih, 2004/393 Esas, 2009/390 sayılı kararı ile bir kısım suçlardan beraat, bir kısım suçlardan ise zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verildiği, kararın 30/06/2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 05/02/2016 tarihinde açıldığı dikkate alınarak, öncelikle kararın kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya davacının kararın kesinleştiğini dosyadan belge almak ya da benzeri yollarla öğrenip öğrenmediği, dolayısıyla tazminat davasının 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen 3 aylık sürede açılıp açılmadığı belirlenerek, bir kısım suçlardan beraat, bir kısım suçlardan ise ...