Davacı ... vekili Av.... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 03/12/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 10/09/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/11/2018 gün 2016/1133 E. 2018/11124 K. sayılı ilamında; Haksız fiil neticesinde zarar gören, bir işi ve kazancı yoksa, bedensel varlığıyla yardım ve hizmet ederek katkı sağlayacağı kabul olunarak, bu kişilerin çalışma gücü kaybına ilişkin zararları yasal asgari ücretler üzerinden hesaplanmalıdır. Somut olayda...
4. Hukuk Dairesi 2022/3797 E. , 2022/7386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Av.... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 03/12/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 10/09/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/11/2018 gün 2016/1133 E. 2018/11124 K. sayılı ilamında; Haksız fiil neticesinde zarar gören, bir işi ve kazancı yoksa, bedensel varlığıyla yardım ve hizmet ederek katkı sağlayacağı kabul olunarak, bu kişilerin çalışma gücü kaybına ilişkin zararları yasal asgari ücretler üzerinden hesaplanmalıdır. Somut olayda davacının kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, ev hanımı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davacının ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması yerindedir. Ancak anılan raporda ücretin netleştirilmesi sırasında asgari geçim indiriminin dikkate alınması hatalı olmuştur. Davacının zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı davacının maluliyeti nedeni ile uğranılan zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır. Gerçekten 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5615 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun asgari geçim indirimi başlıklı 32. maddesine göre Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanır. Asgari geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7.5 diğer çocuklar için %5idir. Gelirin kısmi döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgari geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103. maddedeki Gelir Vergisi Tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup Aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak zararın belirlenmesi gerektiği ger...