Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/6112 · K. 2022/3228
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6112 K. 2022/3228

E. 2020/6112K. 2022/322821 Nisan 2022
hacizistinaf yolutazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarih ve 2009/350 E- 2018/203 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.06.2020 tarih ve 2018/2231 E- 2020/486 K. sayılı kararın duruşmalı Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2022 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp,...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/6112 E. , 2022/3228 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarih ve 2009/350 E- 2018/203 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.06.2020 tarih ve 2018/2231 E- 2020/486 K. sayılı kararın duruşmalı Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2022 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından talimatı ve onayı olmadan yaklaşık 200.000,00 TL para çekildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait mevduat hesaplarındaki paraların usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının haksız olduğunu iddia ettiği işlemleri 2006 yılında öğrendiğini beyan ettiğini, itiraz ettiği hesaplarına bağlı olarak müvekkilinden 2006 yılında kredi kullandığını, kredi borçlarını ödemediğini, haciz aşamasına gelindiğinde 2009 yılında öğrendiğini iddia ederek dava açtığını, iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm para çekme işlemlerini davacının en başından itibaren bildiğini, iddiaların kötü niyetli olduğunu, davacının haksız kazanç temin etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının talebinin TMK'nun 2/2 maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının açık kanuni düzenlemelere aykırı bir takım usulsüz işlemleri mevcut ise de söz konusu işlemlerin davacı tarafından bilindiği, davalının usulsüz işlemlerinin tazminat sorumluluğu doğurmayacağı, davacının gerçek bir zararının bulunmadığı, talep ve dava hakkının kötüye kullanıldığının tespit edildiği, uygulamada bankacılık işlemlerinin hızlı yürümesi amacıyla bu şekilde işlemler yapılabileceği, davacının iddia ettiği usulsüz işlemlerin gerçekleştiği dönemde para çekimlerine itiraz etmeyerek davalı bankadan kredi kullanmaya devam ettiği, işlemlere zımnen muvafakatinin bulunduğu, davacının TMK'nun 2. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iddia ettiği usulsüz işlemlerin gerçekleştiği dönemde para çekimlerine itiraz etmediği gibi davalı bankadan kredi kullanmaya devam ederek işlemlere zımnen muvafakat ettiği, davacının tale...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7016 · K. 2022/1202

23 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7127 · K. 2022/3980

24 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7696 · K. 2022/2593

30 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7895 · K. 2022/2541

29 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7673 · K. 2022/3141

19 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6163 · K. 2022/3133

19 Nisan 2022