Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/1273 · K. 2022/3422
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1273 K. 2022/3422

E. 2021/1273K. 2022/342226 Nisan 2022
iadebilirkişi raporutekerrürbozma kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.09.2020 tarih ve 2020/168 E. - 2020/318 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı bankanın çalışanı olan davalılardan ... ve ...'ın kredi müşterilerden alınan teminatların izlenmekte olduğu nazım hesapta bulunan 600.000.- TL tutarındaki parayı değişik hesaplar üzerinden usulsüz olarak ve kendilerine menfaat temin etmek amacı ile zimmetlerine geçirdiğini, olayın tespit edilmesi üzerine paranın aktarıldığı hesap sahipleriyle görüşülerek büyük bir kısmının iadesinin...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/1273 E. , 2022/3422 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.09.2020 tarih ve 2020/168 E. - 2020/318 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı bankanın çalışanı olan davalılardan ... ve ...'ın kredi müşterilerden alınan teminatların izlenmekte olduğu nazım hesapta bulunan 600.000.- TL tutarındaki parayı değişik hesaplar üzerinden usulsüz olarak ve kendilerine menfaat temin etmek amacı ile zimmetlerine geçirdiğini, olayın tespit edilmesi üzerine paranın aktarıldığı hesap sahipleriyle görüşülerek büyük bir kısmının iadesinin sağlandığını; ancak 156.500,00 TL tutarındaki kısmın bankaya iade edilmediğini, bu miktardan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olduğunu, banka çalışanı olan davalılarca hesabına usulsüz olarak para aktarılan müşterilerden birinin de davalı şirket olduğunu, davalı şirketin, hesabına usulsüz olarak aktarılan 47.500,00 TLyi iade etmediğini ileri sürerek, 156.500.- TL'nin 12.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan, 47.500,00 TLnin ise 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket temsilcisi, kendilerine usulsüz olarak para aktarımının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; Yargıtay ilamında bozmaya konu olan hususlar bakımından yargılamaya devam olunduğu, her ne kadar davacı tarafça banka zararının 156.500,00 TL olduğu iddia edilerek bu alacak miktarı üzerinden talepte bulunulmuş ise de dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerle, alınan bilirkişi raporları ve ceza mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı da dikkate alındığında alacağın 77.480,00 TL tespit edildiği, böylelikle davacının davasının kabulüne karar vermak gerektiği, dava tam kabulle sonuçlandığından davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, ceza mahkemesince tazminine hükmolunan 77.480,00 TL içerisinde, davalı şirket aleyhinde hükmolunan 47.500,00 TLnin de mevcut olup, ceza mahkemesi kararının gerçek kişilerden tazmin edilmesi durumunda davalı şirket yönünden mükerrer tahsilata neden olunmaması adına davalı şirket hakkında, ceza mahkemesi kararı ile tahsilde tekerrür etmemek üzere hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, asıl alacak yönünden talebin Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/134 Esas, 2012/94 Karar sayılı dosyası dosyamız yargılaması sırasında karara çıkmış ve kesinleşmiş ...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3528 · K. 2022/5607

7 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1120 · K. 2022/3090

18 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2144 · K. 2022/4609

8 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1781 · K. 2022/5126

21 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2471 · K. 2022/4847

14 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3329 · K. 2022/5620

8 Eylül 2022