Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.12.2017 tarih ve 2016/193 E. - 2017/461 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/326 E. - 2020/789 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2014/96456 sayılı "MAKFEN" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, müvekkiline ait AKFEN markaları ile benzer olması nedeniyle yapılan...
11. Hukuk Dairesi 2020/7818 E. , 2022/3410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.12.2017 tarih ve 2016/193 E. - 2017/461 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/326 E. - 2020/789 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2014/96456 sayılı "MAKFEN" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, müvekkiline ait AKFEN markaları ile benzer olması nedeniyle yapılan itirazın, davalı TPMK YİDK'nın 2016-M-2910 sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek bir kısım mal ve hizmetlerin başvurudan çıkartılmasına karar verildiğini, kalan emtia/hizmetler için yapılan itirazın ise reddedildiğini, oysa "makfen" ibareli marka başvurusunun, akfen ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, söz konusu emtiaların müvekkilinin pek çok markasında da mevcut olup, mal ve hizmetler arasında sıkı bir bağ bulunması ve markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olması sebebiyle makfen" markasının tümüyle reddi gerektiğini, müvekkiline ait "akfen" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, TPMK nezdinde T/02394 sayı ile tanınmış marka olarak ilan edildiğini, başvurunun iyiniyetle yapılmadığının çok açık olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin ilaç-gıda-kimya sanayi fabrikalarına özel makinalar imal eden küçük ölçekli bir firma olduğunu, müvekkili şirketin makina ve fen kelimelerinin birleşiminden yola çıkarak "MAKFEN" ibaresini yarattığını, tarafların iştigal ettiği alanların birbiri ile ilişkisinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "şekil+MAKFEN" ibareli başvuru markasıyla, davacının "AKFEN" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğu, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı hakkı kanıtlanamadığı, davacı tarafın markasının tanınmış olmasının sonuca etkili bulun...