Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2005/5762 · K. 2005/6144
Yargıtay

Elatmanın Önlenmesi

E. 2005/5762K. 2005/614416 Mayıs 2005
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1. Hukuk Dairesi 2005/5762 E., 2005/6144 K. 1. Hukuk Dairesi 2005/5762 E., 2005/6144 K. 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 684 ] İçtihat Metni Davacı,kayden maliki olduğu 6648 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılaşmak suretiyle tecavüz ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.Yargılama aşamasında yıkım isteğini müracaata bırakmıştır. Davalı, binasının belediyece yapılan imar uygulaması sonucu davacıya ait taşınmaz içerisinde kaldığını,bu nedenle açtığı temliken tescil davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın kabulüne,yıkım talebi bakımından müracaata bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar,davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2005/5762 E., 2005/6144 K. 1. Hukuk Dairesi 2005/5762 E., 2005/6144 K. 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 684 ] İçtihat Metni Davacı,kayden maliki olduğu 6648 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılaşmak suretiyle tecavüz ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.Yargılama aşamasında yıkım isteğini müracaata bırakmıştır. Davalı, binasının belediyece yapılan imar uygulaması sonucu davacıya ait taşınmaz içerisinde kaldığını,bu nedenle açtığı temliken tescil davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın kabulüne,yıkım talebi bakımından müracaata bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar,davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava,imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, elatmanın önlenmesine,yıkım isteği müracaata bırakıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Nevarki, yürürlükten alkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır. Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır. 2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir. Gerçekten bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, imar uygulaması ile taşkın hale gelen yapının bedeli ilgili imar parseli sahibince yapı malikine ödenmediği sürece yapı sahibinin bu yeri kullanmasına engel olunmasına olanak yoktur. Olayımızda,yıkım i...

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 2008/811 · K. 2008/4461

7 Nisan 2008

Yargıtay

E. 2005/1-116 · K. 2005/135

2 Mart 2005

Yargıtay

E. 1941/13 · K. 1944/24

21 Haziran 1944

Yargıtay

E. 1982/3 · K. 1982/2

11 Ekim 1982

DERGI

E. — · K. —

1 Şubat 1998

DERGI

E. — · K. —

—