Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1982/3 · K. 1982/2
Yargıtay

Elatmanın Önlenmesi Davası (Miras)

E. 1982/3K. 1982/211 Ekim 1982
iştirak halinde mülkiyetterekeye temsilci tayini743/896743/618743/630
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Anayasa Mahkemesi Raportörü Mustafa Sadrettin Aykonu, Şarkikaraağaç Hâkimi Adnan Kocatürk ve Avukat Ömer Rakıcı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/3/1981 gün, 8/80 E. 143 K. ve 1. Hukuk Dairesinin 17/1/1974 gün ve 68-144 sayılı kararları ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25/3/1981 gün ve 2559 - 3586 sayılı kararı) arasında çelişki bulunduğundan sözederek içtihatların birleştirilmesini istemeleri üzerine konu incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, (elatmanın önlenmesi davasının mirasçıların tümü ya da miras şirketine atanan temsilci tarafından açılabileceği, ancak bir mirasçı davayı açmışsa diğerlerinin muvafakatının sağlanması ya da miras şirketine temsilci atanması için davacıya imkân verilmesi gerektiği) görüşündedir. Buna karşılık Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, (iştirak halindeki ortaklardan birinin, üçüncü kişilerin taşınmaza...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1982/3 K.1982/2 T.11.10.1982 R.Gazete No.17884 R.G. Tarihi: 30.11.1982 ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI İŞTİRAK HALİNDE MÜLKİYET ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI MİRASTAN DOĞAN İŞTİRAK HALİNDEKİ MÜLKİYET ORTAKLARINDAN BİRİNİN YA DA BİRKAÇININ KENDİ ADINA MEDENÎ KANUN'UN 618. MADDESİ HÜKMÜNE DAYANARAK ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE KARŞI AÇTIĞI ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVALARINDA, DAVANIN YÜRÜTÜLEBİLMESİ İÇİN DİĞER ORTAKLARIN MUVAFAKATİNİN ALINMASI YA DA MEDENİ KANUN'UN 581. MADDESİ HÜKMÜ UYARINCA BİR TEMSİLCİNİN TAYİNİ GEREKİR. Anayasa Mahkemesi Raportörü Mustafa Sadrettin Aykonu, Şarkikaraağaç Hâkimi Adnan Kocatürk ve Avukat Ömer Rakıcı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/3/1981 gün, 8/80 E. 143 K. ve 1. Hukuk Dairesinin 17/1/1974 gün ve 68-144 sayılı kararları ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25/3/1981 gün ve 2559 - 3586 sayılı kararı) arasında çelişki bulunduğundan sözederek içtihatların birleştirilmesini istemeleri üzerine konu incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, (elatmanın önlenmesi davasının mirasçıların tümü ya da miras şirketine atanan temsilci tarafından açılabileceği, ancak bir mirasçı davayı açmışsa diğerlerinin muvafakatının sağlanması ya da miras şirketine temsilci atanması için davacıya imkân verilmesi gerektiği) görüşündedir. Buna karşılık Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, (iştirak halindeki ortaklardan birinin, üçüncü kişilerin taşınmaza elatmaları halinde hakka etkin olmayan ve koruyucu niteliği bulunan bu tür davayı açmasının ve tek başına yürütmesinin mümkün olduğu ve terekede hak sahibi olmanın davacıya bu yetkiyi verdiği; bu itibarla terekenin temsil edilmesine olayda gerek bulunmadığı) görüşündedir. Böylece Hukuk Genel Kurulu ve 1. Hukuk Dairesi Kararları ile 7. Hukuk Dairesi Kararı arasında bir çelişki olduğu ortaya çıkmış ve olayda içtihat uyuşmazlığı bulunduğu 14/6/1982 günlü toplantıda 2/3'yi aşan çoğunlukla kararlaştırıldıktan sonra işin esasına geçilmiştir. İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyimle elbirliği mülkiyetin esası Medenî Kanunumuzun 629 - 631. maddelerinde düzenlenmiştir. Medenî Kanunumuzun 629. maddesi iştirak halinde mülkiyeti (kanun mucibince ve veya bir mukavele ile iştirak teşkil eden kimseler bir şeye malik olursa herbirinin hakkı o şeyin tamamına sari olur) biçiminde açıklamıştır. Demek ki eşya üzerinde ortakların doğrudan doğruya hakları olmayıp eşyanın mülkiyeti ortakların tümüne aittir. İştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsi bir arada hak sahibidirler. Bu mülkiyette malikler paydaş değil ortaktırlar. Zira mülkiyet payları ayrılmış değildir. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır. Hakkın kullanılması, şey üzerinde tasarruf yetkisi ortakların tamamına aittir. İştirak halinde mülkiyet ya kanundan ya da kanunda sayılmış olan sözleşmelerden doğar. Kaynağını doğrudan doğruya kanunda bulan ve kanundan ötürü iştirak h...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 1

I. Devletin şekli

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 7

VII. Yasama yetkisi

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 9

IX. Yargı yetkisi

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 1941/13 · K. 1944/24

21 Haziran 1944

Yargıtay

E. 1986/5798 · K. 1987/4889

8 Haziran 1987

Yargıtay

E. 2008/811 · K. 2008/4461

7 Nisan 2008

Yargıtay

E. 2005/1-116 · K. 2005/135

2 Mart 2005

Yargıtay

E. 2005/5762 · K. 2005/6144

16 Mayıs 2005

DERGI

E. — · K. —

—