Tapu sicilinde vukua getirilen yolsuzluktan dolayı Medeni Kanunun 917 nci maddesi mucibince kabul edilen Devlet mesuliyetinin bu kanunun meriyetinden evvel tesis edilen kayıtlara da şümulü olup olmadığı noktasında Temyiz Birinci Hukuk Dairesinin 29/12/1938 tarih ve 3232/2268 ve 4/5/1942 tarih ve 2661/1156 ve Dördüncü Hukuk Dairesinin 17/7/1942 tarih ve 2484/2050 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında meydana gelen içtihat ihtilâfının halli Dördüncü Hukuk Dairesi Reisliğinin 4/5/1943 tarih ve 63 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere edilerek: Neticede : Temyiz Mahkemesi Birinci ve Dördüncü Hukuk Daireleri arasındaki ihtilâfın mevzuunu teşkil eden Medeni Kanunun 917 nci maddesinin tatbik şekli ve şümul derecesi hakkında cereyan eden müzakere ve münakaşa neticesinde aşağıda gösterilen esaslar kabul olunmuştur. 1 - 917 nci...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1943/13 K.1944/8 T.5.3.1944 TAPU SİCİLİNDE YOLSUZLUK DEVLETİN SORUMLULUĞU TAPU SİCİLİNDE MEYDANA GELEN YOLSUZLUKTAN DOLAYI DEVLETİN SORUMLULUĞU MEDENİ KANUN'UN YÜRÜRLÜĞÜNDEN ÖNCEKİ KAYITLARI DA KAPSAR. (743/md.917,931) Tapu sicilinde vukua getirilen yolsuzluktan dolayı Medeni Kanunun 917 nci maddesi mucibince kabul edilen Devlet mesuliyetinin bu kanunun meriyetinden evvel tesis edilen kayıtlara da şümulü olup olmadığı noktasında Temyiz Birinci Hukuk Dairesinin 29/12/1938 tarih ve 3232/2268 ve 4/5/1942 tarih ve 2661/1156 ve Dördüncü Hukuk Dairesinin 17/7/1942 tarih ve 2484/2050 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında meydana gelen içtihat ihtilâfının halli Dördüncü Hukuk Dairesi Reisliğinin 4/5/1943 tarih ve 63 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere edilerek: Neticede : Temyiz Mahkemesi Birinci ve Dördüncü Hukuk Daireleri arasındaki ihtilâfın mevzuunu teşkil eden Medeni Kanunun 917 nci maddesinin tatbik şekli ve şümul derecesi hakkında cereyan eden müzakere ve münakaşa neticesinde aşağıda gösterilen esaslar kabul olunmuştur. 1 - 917 nci maddede mutlak surette zikrolunan tapu sicillerinden eski ve yeni bütün siciller kasdolunmuştur. 2 - Medeni Kanun; tapu siciline istinat eden iktisabı muteber addetmiştir. Binaenaleyh bu kanun yürürlüğe girdikten sonra eski sicillerden doğan zararlardan Hazine mesuldür. Mucip sebepler: 1 - 917 nci maddede "Hazine tapu sicillerinin tutulmasından mütevellit bütün zararlardan mesuldür. Hazine; bu zararlar kendi kusurlarından mütevellit memurlara aledderecat rücu etmek hakkını haizdir" denilmekte ve "Tapu sicillerinden" mutlak surette bahsedilmekte olmasına göre bu maddede zikrolunan "Tapu sicilleri" Medeni Kanunun meriyetinden sonra tutulan sicillere münhasır olmayıp eski ve yeni bütün sicillere şamildir. Ne Medeni Kanunda ne de tatbik kanununda bu maddenin ıtlakını teyit edecek sarih veya zımnî bir hüküm de mevcut değildir. Bilâkis Medeni Kanunun 910 ve tatbik kanununun 37 nci maddeleri 917 nci maddenin eski ve yeni bütün sicillere şâmil olduğunu teyit etmektedir. Filhakika 910 uncu maddede "Tapu sicilinin nümunesi ve nasıl tutulacağı nizamnamei mahsus ile muayyendir" diye müstakbele muzaf olmıyan bir hüküm sevkedilmiş olduğu gibi tatbik kanununun 37 nci maddesinde de Hükümetin ilân tarikiyle halkı davet ederek veya re'sen eski kayıtların yeni sicillere kaydolunacağı tasrih olunmak suretiyle eski sicillerin selâmeti ve bu sicillere karşı halkın emniyet ve itimadı temin olunmuştur. 2 - Eski sicillerden Hazinenin mesuliyeti: Mutlak ve doğrudan doğruya bir mesuliyet sistemi kabul etmiş olan 917 nci maddenin tatbikında başlıca üç ihtimal mevcuttur. A - Zararı doğuran sicil yanlışlığının ve zararın Medeni Kanunun meriyetinden evvel olması, B - Zararı doğuran yanlışlığın ve zararın Medeni Kanunun meriyeti zamanında vuku bulması, C - Zararı doğuran yanlışlığın eski kanun zamanında vuku bulması ve zararın Medeni Kanunu...