Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1947/5 · K. 1947/18
Yargıtay

Önalım Hakkından Yararlanma Biçimi

E. 1947/5K. 1947/1811 Haziran 1947
önalım hakkı743/659743/658743/623743/626743/627743/629743/631
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Kanuni şuf'a hakkına dayanan dâvalarda şuf'a hakkından hisselilerin hisseleri nispetinde mi, yoksa hisselilerin sayısına göre müsavat üzerine mi faydalanacakları hususunda Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 17/11/1929 tarih ve 4324/3794 ve 23/12/1944 tarih ve 5957/3970 sayılı kararları arasında meydana gelen içtihat ihtilâfının halli Birinci Başkanlık makamının 27/2/1947 tarihli ve 31 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuç: İhtilâfın konusu kanuni şuf'a hakkı olup Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi daha evvelki kararlarında hisseleri miktarı ne olursa olsun şuf'a hakkı hissedarlar arasında müsavat veçhile olduğu içtihadında bulunduğu halde 23/12/1944 tarihinde kanuni şuf'a hakkının hisseler nispetinde olduğuna karar vererek bu suretle aynı dairenin içtihatları arasında ihtilâf hasıl olmuş ve Üçüncü Hukuk Dairesinin...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1947/5 K.1947/18 T.11.6.1947 ÖNALIM HAKKI KANUNİ ÖNALIM KANUNDA ÖNALIM HAKKININ, NE PAYDAŞLAR ARASINDA EŞİT, NE DE PAYLARI ORANINDA ORTAK OLACAKLARINA İLİŞKİN BİR AÇIKLIK BULUNMAMAKLA BERBAER, KANUNUN AÇIKLAMA TEKNİĞİ, KANUN KOYUCUNUN KANUNİ ÖNALIM HAKKINDAN PAYDAŞLARIN SAYILARINA GÖRE EŞİT OLARAK YARARLANMALARI GEREKTİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR. (743/md.623,626,629,658,659) Kanuni şuf'a hakkına dayanan dâvalarda şuf'a hakkından hisselilerin hisseleri nispetinde mi, yoksa hisselilerin sayısına göre müsavat üzerine mi faydalanacakları hususunda Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 17/11/1929 tarih ve 4324/3794 ve 23/12/1944 tarih ve 5957/3970 sayılı kararları arasında meydana gelen içtihat ihtilâfının halli Birinci Başkanlık makamının 27/2/1947 tarihli ve 31 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuç: İhtilâfın konusu kanuni şuf'a hakkı olup Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi daha evvelki kararlarında hisseleri miktarı ne olursa olsun şuf'a hakkı hissedarlar arasında müsavat veçhile olduğu içtihadında bulunduğu halde 23/12/1944 tarihinde kanuni şuf'a hakkının hisseler nispetinde olduğuna karar vererek bu suretle aynı dairenin içtihatları arasında ihtilâf hasıl olmuş ve Üçüncü Hukuk Dairesinin içtihadının Birinci Hukuk Dairesinin evvelki içtihatları gibi olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Medeni Kanun biri akdî (mukaveleden mütevellit) ve diğeri kanuni olmak üzeri iki nevi şuf'a hakkı kabul eylemiştir. 658 inci maddede mukaveleden mütevellit şuf'a ve 659 uncu maddede kanuni şuf'a beyan olunmaktadır. Akdî şuf'a, konu dışında olduğundan bunun üzerinde durulmağa lüzum görülmemiş ve bütün münakaşalar Kanunun 659 uncu maddesi üzerinde cereyan etmiştir. Kanunda «bir gayrimenkulün hissedarları onun şayi bir hissesini satın alan şahsı salise karşı kanuni şuf'a hakkını haizdir.» diye tanzim olunan 659 uncu maddeden başka meselenin çözülmesini sağlıyacak bir ibare ve hüküm sevkolunmamıştır. Gerek maddenin yazılış tarzı ve gerekse ilmî mahiyeti bakımından önemi açık olan meselenin, metnin medlûlü ve hükmün illeti ve kanunun ifade tekniği, hulasa yorum (tefsir) kaideleri çerçevesi içinde çözülmesi zaruridir. 659 uncu madde, ne şuf'a hakkının hissedarlar arasında müsavat veçhile ne de hisseleri nispetinde müşterek olacağına dair bir sarahati tazammun etmemektedir. Esasen daire kararları arasındaki ihtilâf da bundan ileri gelmiş bulunmaktadır. Yalnız metinden şu açıkça anlaşılmaktadır ki, hissedarlar mütaaddit olduğu takdirde bu hak aralarında müşterek olacaktır. İştirak her nerede mutlak olarak zikr ve irad olunur ve hilâfına delil ve karine bulunmazsa müsavata hamlolunur. Bu, hukukta kabul olunmuş bir kaidedir. Metinde ise bunun hilâfına bir delil ve karine olmayıp bilâkis hükmün sebep ve illeti bu esası teyit edecek mahiyettedir. İzaha hacet yoktur ki, gerek müstakil olsun ve gerek şayi olsun herkesin milkinde istediği gibi tasarruf etmesi ve rızası olmadıkça kims...

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 2014/1120 · K. 2015/2327

12 Şubat 2015

Yargıtay

E. 1958/10 · K. 1959/12

11 Şubat 1959

Yargıtay

E. 1949/6-19 · K. 1951/3

16 Mayıs 1951

Yargıtay

E. 1996/9171 · K. 1996/9183

22 Ekim 1996

DERGI

E. — · K. —

—

Yargıtay

E. 1995/9294 · K. 1995/10402

19 Ekim 1995