Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/37663 · K. 2022/7719
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/37663 K. 2022/7719

E. 2021/37663K. 2022/77199 Mayıs 2022
resmi belgede sahtecilikmasumiyet karinesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.01.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 20.08.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCKnin 7 ve 5252 sayılı TCKnin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 13.03.2003 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılama devamla mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı , sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2021/37663 E. , 2022/7719 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.01.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 20.08.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCKnin 7 ve 5252 sayılı TCKnin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 13.03.2003 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılama devamla mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı , sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.05.2022 tarihinde hükmün açıklama koşularının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY Dairemizin 09/05/2022 tarih, 2021/37663 Esas, 2022/7719 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Sanığın TCKnin 342/1, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2020 tarih 2020/40 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 02/12/2010 tarih 2010/231 Es., 2010/535 Kr. sayıyla verilen hükmün CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarih 2019/523 Esas, 2019/1037 Karar sayı ile TCKnin 86/2, 29/1, 62/1, 52/2. maddeleri ile doğrudan 1.500 TL APC ile 3 kez cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/38320 · K. 2022/5148

28 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/3932 · K. 2022/4053

10 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/7417 · K. 2022/6920

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/37631 · K. 2022/4926

23 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/36815 · K. 2022/3059

24 Şubat 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/1637 · K. 2022/4062

10 Mart 2022