Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle ; Mahkemece, dava konu taşınmazın uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüz ölçümü ile taşınmazın önceki yüz ölçümü arasındaki farkın nereden kaynaklandığının araştırılmadığı belirtilerek, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının hazır olduğu halde mahallinde yöntemine uygun şekilde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre taşınmazın sınırları belirlenmesi, teknik bilirkişiden tesis paftası ile uygulama paftası çakıştırılmak suretiyle eksikliğin nereden kaynaklandığını gösterir rapor tanzim edilmesinin istenilmesi, taşınmazın uygulama kadastrosu sonucu...
8. Hukuk Dairesi 2021/11428 E. , 2022/4310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle ; Mahkemece, dava konu taşınmazın uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüz ölçümü ile taşınmazın önceki yüz ölçümü arasındaki farkın nereden kaynaklandığının araştırılmadığı belirtilerek, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının hazır olduğu halde mahallinde yöntemine uygun şekilde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre taşınmazın sınırları belirlenmesi, teknik bilirkişiden tesis paftası ile uygulama paftası çakıştırılmak suretiyle eksikliğin nereden kaynaklandığını gösterir rapor tanzim edilmesinin istenilmesi, taşınmazın uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümü ile önceki yüzölçüm farkının hesaplama yönteminden kaynaklandığının anlaşılması halinde davanın Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmiş olması yeterli görülerek esastan reddine karar verilmesi, taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin komşu parsellerden kaynaklandığının belirlenmesi halinde komşu parsel maliklerinin; eksikliğin tescil harici taşınmazlar yönünde olduğunun anlaşılması halinde ise ilgili tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa olanak verilmesi ve 6100 sayılı HMK'nin 124. maddesi uyarınca yöntemince taraf koşulu sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 133 ada 105 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş: hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma...