5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.01.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 07.05.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında " 1992 " şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, sanığın suça konu sahte sürücü belgesini Cumhuriyet savcılığına teslim ettiği "06.04.2011" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen...
11. Ceza Dairesi 2021/6326 E. , 2022/7729 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.01.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 07.05.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında " 1992 " şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, sanığın suça konu sahte sürücü belgesini Cumhuriyet savcılığına teslim ettiği "06.04.2011" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 09.05.2022 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan vekili ...'ın karşı oyu ile oyçokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY Dairemizin 09/05/2022 tarih, 2021/6326 Esas, 2022/7729 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Sanığın TCKnin 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2016 tarih 2015/681 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 29/11/2011 tarih 2011/298 Es., 2011/536 Kr. sayıyla verilen hükmün CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/148 Karar sayı ile TCKnin 125/1, 4, 62/1, 52/2. maddeleri ile doğrudan 1.740 TL APC ve ayrıca aynı yasanın 86/2, 3-e, 35/1-2, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 740 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya D...