Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı/davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davacı ... ... ve ... vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemece verilen önceki tarihli karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle: ''Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, somut olayda Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davalar ile kadastro mahkemesine açılan davalar birleştirilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaların konusu olan taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereği Kadastro Mahkemesi hâkimi re'sen gerçek hak sahibi adına tescil kararı vermekle yükümlü olduğundan, Asliye Hukuk...
8. Hukuk Dairesi 2021/11808 E. , 2022/4365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı/davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davacı ... ... ve ... vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Mahkemece verilen önceki tarihli karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle: ''Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, somut olayda Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davalar ile kadastro mahkemesine açılan davalar birleştirilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaların konusu olan taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereği Kadastro Mahkemesi hâkimi re'sen gerçek hak sahibi adına tescil kararı vermekle yükümlü olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaların konusunu oluşturan taşınmazların malik hanesinin açık olması gerektiği, zuhulen malik hanelerinin doldurulmuş olmasının ise hukuken bir öneminin bulunmadığı gözetilerek aktarılan davaların kapsamının tam olarak belirlenmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece hakkında karar verilen tüm parsellerin malik hanelerinin doldurulmuş olması ve mahkemece de usûlüne uygun şekilde aktarılan davaların konusu olan parseller hakkında kadastro sırasında hangi parsel sayılarıyla tutanak düzenlenip, düzenlenmediği belirlenmediğinden, mahkemece hakkında karar verilen parsellerden hangilerinin Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaların konusu olduğu anlaşılamadığı gibi aktarılan davalarda hakkında karar verilen parseller dışında başkaca parsellerin veya hakkında tutanak tutulmayan taşınmazların bulunup bulunmadığı da denetlenememektedir. Ayrıca dava tarihlerinden sonra kullanım kadastrosu sırasında tespit edilen 155 ada 27 ve 28; 165 ada 13, 204 ada 13 sayılı parseller şayet aktarılan davaların konusu ise, kullanıcı bölümlerinin hukuken açık olduğu gözetilmeden tutanak asılları da dosyaya getirtilmeden tutanaklarının kesinleştiğinden bahisle red kararı verilmesi de doğru olmamış, yine birleşen dosya davacısı ...nun dava açtığı parsel komşu 101 ada 10 parsel olduğu halde, dava dilekçesinde maddi hata ile kendi adına tespit edilen 101 ada 9 sayılı parsel sayısını vermesi nedeniyle bu parsele dava açmış gibi davasının esası incelenmeden ve 10 sayılı parselin tutanak aslı da getirtilmeden red kararı verilmesi, yine tenkis talebi konusunda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, tenkis talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden ret kararı verilmesi de isabetsiz olmuştur. O halde Mahkemece, öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davaların kapsamı duraksamasız belirlenmeli, aktarılan davaların kapsamında kalan taşınmazların malik hanesinin açık bırakılması gerektiği, tutanakta malik tespitinin yap...