Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/1488 · K. 2022/3759
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1488 K. 2022/3759

E. 2021/1488K. 2022/375911 Mayıs 2022
tazminatiadeicra takibitespit davasıkambiyo senedimenfi tespitbozma kararıtakibin iptaliihtiyati tedbiricra inkar tazminatıtedbir kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.10.2020 tarih ve 2020/16 E. - 2020/675 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının 1990 yılında bir arsa işi için teminat olarak 515.000.- TL'lik senedi imzalayıp davalının ağabeyi dava dışı ...'a teslim ettiğini ve arsa sorununun halledilmesinden sonra senedin teslimini istediğinde senedi kaybettiğini söyleyerek iade etmediğini, bu olaydan 24 yıl sonra davalının bu senedi takibe koyduğunu, senetlere pul yapıştırma uygulamasının 2005 yılında...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/1488 E. , 2022/3759 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.10.2020 tarih ve 2020/16 E. - 2020/675 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının 1990 yılında bir arsa işi için teminat olarak 515.000.- TL'lik senedi imzalayıp davalının ağabeyi dava dışı ...'a teslim ettiğini ve arsa sorununun halledilmesinden sonra senedin teslimini istediğinde senedi kaybettiğini söyleyerek iade etmediğini, bu olaydan 24 yıl sonra davalının bu senedi takibe koyduğunu, senetlere pul yapıştırma uygulamasının 2005 yılında kaldırılmasına rağmen senette pulun mevcut olması, senedin günümüz kağıdı olmayıp eski zamanlara ait olması, yazıyla imza arasında zaman farkı bulunması, davalının ağabeyi ile davalının beyanlarının çelişkili olmasının da senedin belirtilen senet olduğunun kanıtı olduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı vekili, açığa imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlama yükünün davacıya ait olduğunu, senedin davacı tarafından doldurulup kendisine verildiğini, senet tarihinin sonradan atıldığı iddiasının doğru olmadığını, senette pulun bulunmasının iptal nedeni olmadığını, iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre açılan dava kıymetli evraka dayalı menfi tespit davası olduğu, ispat yükümlülüğü davacı borçlu da olduğu, senedin, teminat senedi olduğunun yazılı delille kanıtlanması gerektiği bu hususun ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, İcra İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi gereğince, mahkemece icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası nedeniyle icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmakla, bu durumda davalı yanın alacağını geç almaktan doğan zararlarının davacı tarafça karşılanması amacıyla tazminat hükmedilmesi gerekirken, kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davalının işbu talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine; (2)...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 776

A) Unsurlar

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 4

(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 72

(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1535 · K. 2022/3629

9 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1229 · K. 2022/3511

27 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1076 · K. 2022/3261

21 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3968 · K. 2022/6202

22 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3350 · K. 2022/5621

8 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2306 · K. 2022/4498

6 Haziran 2022