Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.01.2020 tarih ve 2017/462 E- 2020/43 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/615 E- 2020/675 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı tarafından davalıya 2 adet tarımsal üretim kredisinin kullandırıldığını, davalı borçlunun kredi sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirmemesinin üzerine ihtarnamenin gönderildiğini,...
11. Hukuk Dairesi 2020/8495 E. , 2022/3791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.01.2020 tarih ve 2017/462 E- 2020/43 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/615 E- 2020/675 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı tarafından davalıya 2 adet tarımsal üretim kredisinin kullandırıldığını, davalı borçlunun kredi sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirmemesinin üzerine ihtarnamenin gönderildiğini, hesabın kat edildiğini, ancak sonuç alınamayınca ödenmeyen kredi borcuna ilişkin davalıya yönelik takip başlatıldığını, davalının ve eşinin bizzat şubede imzalarını attıkları kefalet sözleşmesi ve eş muvafakatinin mevcut olduğunu, bu nedenle davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren temerrüt faizinin işletilmesine ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile kredi sözleşmesinin imzalandığını ve kefil olarak sözleşmeye imza attığını, ancak asıl borçlu tarafından ilgili kredinin taksitlerin zamanında ödenmediğini ve bu nedenle davalıya yönelik icra takibinin başlatıldığını, fakat ödeme emri ekindeki muvafakatnamedeki imzanın eşine ait olmadığını ve TC kimlik numarasının da farklı olduğunu anladığını, TBK 584/1 gereğince kefaletin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddi ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, 07.01.2016 tarihli ve 200,000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584/1 maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için eş muvafakatinin sözleşme kurulmadan önce veya en geç sözleşme kurulurken mevcut olması gerektiği, anılan sözleşmede alınan ATK raporu doğrultusunda dava konusu krediye ilişkin eş muvafakatnamesindeki imzanın davalının eşine ait olmadığının tespit edilmesi karşısında geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmadığı, bu nedenle davalının işbu sözleşmeden sorumlu olmadığı, davacının icra takibini başlatmada kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, davaya konu kefalet sözleşmesindeki imzanın usulüne uygun alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı eşine ait olmadığı, bu halde geçerli kabul edilemeyecek...