Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2016 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/05/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Adil yargılanmanın ve hukukî dinlenilme hakkının (HMK...
7. Hukuk Dairesi 2021/2921 E. , 2022/3410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2016 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/05/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Adil yargılanmanın ve hukukî dinlenilme hakkının (HMK m. 27/2-b) bir gereği olarak ispat hakkı açıkça, sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (HMK m. 189). Davacılar, dava konusunu ispat için 18.02.2019 tarihli delil dilekçesinde, açıkça davalı tarafın ticari defterlerine de dayanmaktadırlar. TTK m. 18/1 ve 64/1'de düzenlendiği üzere ticari defter tutma zorunluluğu tacirlere mahsustur. TTK m. 12'de tacir sıfatını kimlerin haiz olduğu açıkça düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre: "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda, ticari defter tutma, tacir olmanın hükümlerinden biri olarak m. 18 (1)'de ticari defter tutma yükümü düzenlenmiştir. TTK 18 (1) uyarınca tacirler bu Kanun hükümleri uyarınca ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. "Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır". Her tacir, ölümü halinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi halinde kendisi defter ve kağıtları saklamakla yükümlüdür. TTKda ise ticari defterlerle ispata ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak TTK hazırlık çalışmaları ile eşzamanlı olarak devam eden HMK çalışmalarında aksi görüş benimsenmiş ve kanun koyucunun da iradesiyle TTKdan çıkartılan ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler HMK'da yer bulmuşlardır. HMK m. 222 uyarınca ; (1) Mahkeme, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticarî ...