Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006-2016 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde alçıpan montaj kalfası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacının...
9. Hukuk Dairesi 2022/5419 E. , 2022/6077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006-2016 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde alçıpan montaj kalfası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacının davalı Şirkette her gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, ortalama haftanın 3 günü de 18.00'de işi bırakmayıp 22.00'ye kadar çalışmaya devam ettiğini, ayda iki hafta tatilinde çalışmaya devam ettiğini, dinî bayramlarda sadece ilk gün çalışmayıp diğer günlerde çalıştığını, resmî tatillerde de çalışmaya devam ettiğini, ancak hak kazanılan ücret alacaklarının ödenmediğini, davacının ücretinin sabit 2.500,00 USD olduğunu, yatacak yerin ücretsiz olduğunu, ısıtmanın, üç öğün yemeğin, aydınlatmanın ve temizliğin sağlanmasının da işverence karşılandığını; ayrıca davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve karşılığı ücret alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının çalışma dönemi iddiasına karşılık müvekkili Şirketin 22.09.2008 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten sonra da davacının davalı Şirket bünyesinde çalışan bir işçi olmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkili Şirketin davacının son ücretini bilmemekle birlikte davacının iddia ettiği ücretin fahiş ve kabul edilemez olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/9 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararıyla davacının davalı işyerinin değişik şantiyelerinde, değişik tarihlerde aralıklı olarak toplam 3 yıl, 10 ay, 13 gün süre ile çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat ile yükümlü olan davalı işveren tarafından bu yönde bir iddia ve ispat bulunmadığı gibi yapılan işin niteliği ve çalışmanın süreklilik arz etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeksizin sonlanmasını gerektirir bir durum da olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yapıl...