Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davacılar ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... ... ... vekili ve bir kısım davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; çekişmeli 429 ada 7 nolu parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davacıların davaları reddedildiği ve taşınmazın davalılar adına tesciline karar verildiği halde taşınmazın tümü 66420 pay kabul edilmesine karşın 43200 payın tescili yoluna gidildiği, buna karşın geriye kalan 23220 payın kim yada kimler adına tesciline karar verildiği hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratıldığı açıklanarak doğru sicil oluşturmakla görevli kadastro hakiminin...
8. Hukuk Dairesi 2021/11538 E. , 2022/4710 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davacılar ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... ... ... vekili ve bir kısım davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; çekişmeli 429 ada 7 nolu parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davacıların davaları reddedildiği ve taşınmazın davalılar adına tesciline karar verildiği halde taşınmazın tümü 66420 pay kabul edilmesine karşın 43200 payın tescili yoluna gidildiği, buna karşın geriye kalan 23220 payın kim yada kimler adına tesciline karar verildiği hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratıldığı açıklanarak doğru sicil oluşturmakla görevli kadastro hakiminin taşınmazın paydaş ve pay oranlarını da belirtmek suretiyle kimler adına tesciline karar verdiğini hüküm yerinde açıkça göstermesi gereğine, 423 ada 4, 424 ada 3 ve 429 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak ise, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, davacı tarafın 3 ve 4 nolu parsellerle ilgili olarak her iki parselin tesbitine esas alınan tapu kayıtlarına 8 parsel sayılı taşınmaz için de ayrı bir tapu kaydına dayandıkları, buna karşın kayıtların uygulanması ile ilgili yerel bilirkişi sözlerinin soyut içerikli ve gerekçeye dayanmadığı gibi kayıtlarda yazılı sınır yerlerinin bilirkişilere arazi üzerinde göstertilmediği ve buna göre de, uygulamayı izlemeye olanak verir biçimde krokide düzenlettirilmediği, ayrıca tutanakların edinme yerinde tapu dışı taksime yer verilmesine karşın bu yön üzerinde araştırma yapılmayıp, zilyetliğin süresine ve sürdürülüş biçimine nazaran tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirip yitirmediğinin karar yerinde tartışılmadığı, ayrıca paydaş ve pay oranlarının hangi esaslar göz önünde tutularak belirlendiğinin de dayanakları gösterilmediğinden denetleme imkanının da bulunmadığı açıklanarak, dayanılan tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren paydaş ve pay oranların da gösterilir biçimde intikalleri ile getirtilmesi, taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanıklar göstermelerinin istenmesi, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişilerle taraflarca gösterilecek tanıklar ve tesbit bilirkişileri huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtlarının, taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanması, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırların arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerlerinin işaret ettirilmesi, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulması, komşu parseller...