Sanığın açık kimlikleri tespit edilemeyen 2 kişi ile birlikte, müştekinin ikamet ettiği apartmanın giriş boşluğunda zincir ile kilitli durumda bulunan bisikleti, demir kilidi kırmak suretiyle çalması biçimindeki eyleminde ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşması karşısında, mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması olanaklı kabul edilmiş, dosya içeriğinden sanık ve yanındaki şahısların apartmandan bisiklet ile birlikte çıktıklarını gören tanık ...ın görevlilere haber verdiği, eşgal bilgileri doğrultusunda çevrede araştırma yapan görevlilerin sanığı suça konu bisikleti kullanırken kesintisiz takip olmaksızın yakaladıklarının anlaşılması karşısında, olayda sanığın rıza iadesinden söz edilemeyeceğinden, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,...
2. Ceza Dairesi 2020/28360 E. , 2022/9836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın açık kimlikleri tespit edilemeyen 2 kişi ile birlikte, müştekinin ikamet ettiği apartmanın giriş boşluğunda zincir ile kilitli durumda bulunan bisikleti, demir kilidi kırmak suretiyle çalması biçimindeki eyleminde ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşması karşısında, mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması olanaklı kabul edilmiş, dosya içeriğinden sanık ve yanındaki şahısların apartmandan bisiklet ile birlikte çıktıklarını gören tanık ...ın görevlilere haber verdiği, eşgal bilgileri doğrultusunda çevrede araştırma yapan görevlilerin sanığı suça konu bisikleti kullanırken kesintisiz takip olmaksızın yakaladıklarının anlaşılması karşısında, olayda sanığın rıza iadesinden söz edilemeyeceğinden, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 18/05/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.