Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanunun 56/2. fıkrası gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile borçlu olmadığının ve aylığın, kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının almakta olduğu ölüm aylığının 01/10/2008 tarihi itibariyle iptaline, 01/10/2008-06/12/2012 tarihleri arasında ödenen ölüm aylıklarının davacı adına borç çıkarılmasının iptaline ilişkin talebin reddi ile davalı Kurumun 06/12/2012 tarihinden sonra ödenen ölüm aylıklarına ilişkin borç çıkarması işleminin iptaline, davacının ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,...
10. Hukuk Dairesi 2022/4230 E. , 2022/7432 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanunun 56/2. fıkrası gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile borçlu olmadığının ve aylığın, kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının almakta olduğu ölüm aylığının 01/10/2008 tarihi itibariyle iptaline, 01/10/2008-06/12/2012 tarihleri arasında ödenen ölüm aylıklarının davacı adına borç çıkarılmasının iptaline ilişkin talebin reddi ile davalı Kurumun 06/12/2012 tarihinden sonra ödenen ölüm aylıklarına ilişkin borç çıkarması işleminin iptaline, davacının ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 20.03.2000 tarihinde kesinleşen davalıya yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilerek, 01/10/2008-20/12/2013 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada, Dairemizin 06.03.2019 tarihli bozma ilamında ... Dosya içerisinde yer alan adres izleme belgelerine göre, davacının boşandığı eşinin, boşanmadan sonra yaptığı adres değişiklikleri Kurum borcundan kurtulmak ve delil oluşturma amacına yönelik olabileceğinden davalının boşandığı eşinin 06.12.2012 tarihi itibariyle yerleşim yeri adresi olarak bildirdiği "Gökçek Mah. 361. Sok. D Blok No:36 İç Kapı No:13 Sincan/..." adresi ile 27.09.2016 tarihi itibariyle bildirdiği diğer adresi olan Andiçen Mah. Göktürk Sok. No:16/1 Sincan/... adresinde dava konusu dönemde boşanan eşlerin birlikte yaşamaya devam edip etmedikleriyle ilgili geniş kapsamlı emniyet araştırması yapılmalı, adreslerdeki apartman yöneticisi, komşular tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ayrıca davacı ve boşandığı eşinin medula sisteminde kayıtlarda görülen adresleri ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, böylece boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.... şeklinde bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının boşandığı eşinin 06.12.2012-27.09.2016 tarihleri arasında ikametgah adresi olarak beyan ettiği adres olan Gökçek Mah. 361. Sok. D Blok No:36 İç Kapı No:13 Sincan/.....