Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; ... Köyü 123-218-189-111-164-200-188 ve 133 parsel sayılı taşınmazların fiilen maliki ve hissedarı olduğunu, kayıtlarda ve gerçekte hiç olmayan ancak kadastro çalışmaları sırasında sehven ..., ... ve ... adına tescil gördüğünü, ..., ... ve ... isimlerinde herhangi birilerinin olmadığını ve yaşamadığını, açıklanan nedenlerle, ... Köyü 123-218-189-111-164-200-188 ve 133 nolu parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında malik ve hissedar...
7. Hukuk Dairesi 2021/4035 E. , 2022/3608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : Cizre Mal Müdürlüğü vd.
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili; ... Köyü 123-218-189-111-164-200-188 ve 133 parsel sayılı taşınmazların fiilen maliki ve hissedarı olduğunu, kayıtlarda ve gerçekte hiç olmayan ancak kadastro çalışmaları sırasında sehven ..., ... ve ... adına tescil gördüğünü, ..., ... ve ... isimlerinde herhangi birilerinin olmadığını ve yaşamadığını, açıklanan nedenlerle, ... Köyü 123-218-189-111-164-200-188 ve 133 nolu parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında malik ve hissedar olmayan ... (... kızı), ... (... oğlu) ve ... (... kızı) adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cizre Mal Müdürlüğü, dava konusu taşınmazların Hazine ile bir ilgisinin bulunmadığını, 3402 sayılı Kanununa göre 10 yıllık zamanaşımını süresi dolduğundan zamanaşımı nedeni ile reddine ve yine husumetin Hazineye gösterilmesinin yersiz olduğunu, açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, ...'ın (... kızı) adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline ilişkin talebin reddine, dava konusu ... Köyü 123-218-189-111-164-200-188 ve 133 parsel sayılı taşınmazlardaki ... oğlu ... adına olan ve ... oğlu ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesinde "Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır" hükmü yer almaktadır. Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ...