SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet A)5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUKnin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; Dosya arasında bulunan belge aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin ilk bakışta ve kolaylıkla sahteliğinin anlaşılmadığı ve aldatıcılık...
11. Ceza Dairesi 2021/12820 E. , 2022/10094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A)5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUKnin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; Dosya arasında bulunan belge aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin ilk bakışta ve kolaylıkla sahteliğinin anlaşılmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle; infazda tereddüt doğuracak biçimde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 Karar sayılı kararı ile İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/139 Esas ve 2012/435 Karar sayılı kararlarının ayrı ayrı tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan bentler çıkartılarak yerine "Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibareleri yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C)Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; 1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. ...