Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; dava...
9. Hukuk Dairesi 2022/5305 E. , 2022/6522 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 7. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdiğinden verilen kararın ileri yönelik etkisinin bulunmadığı, ayrıca hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 38.455,78 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TLnin altında anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 23.06.2004 tarihinde temizlik işçisi olarak işe başladığını, 30.03.2018 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, bu tarihte emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacıya haklı fesihten dolayı 51.853,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, başkaca hiçbir ödeme yapılmadığını, en son brüt 2.680,00 TL ücret aldığını, ücretin bankaya yatırıldığını, davacının davalı ... bünyesinde kadrolu işçiler ile aynı işi yaptığını, emir ve talimatların belediye görevlileri tarafından verildiği, bu nedenle iş sözleşmesinde muvazaa bulunduğu, davacının bu muvazaa sebebiyle kadrolu işler ile aynı haklara sahip olması gerektiği, fazla çalışma yaptığını ancak ücretlerinin ödenmediği, davacının çalıştığı süre boyunca hafta tatillerini hafta içi günlerde kullandırıldığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin yarısını kullandığını, çalıştığı süre boyunca sadece dinî bayramların bir günü izin kullandığını onun dışındaki tüm genel tatillerde çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, ücretinin sendikalı işçilerin seviyesine getirilmediğini, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini iddia ederek 10,00 TL kıdem tazminatı farkı alacağının, 10,00 TL sendikal ikramiye alacağının, 10,00 TL izin alacağının, 10,00 TL fazla çalışma alacağının, 10,00 TL genel tatil alacağını...