Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacının...
9. Hukuk Dairesi 2022/6132 E. , 2022/6926 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 7. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının 7.691,30 TLlik alacağının kabulüne karar verilmiş ve davalı tarafça 7.691,30 TL temyize konu edilmiş olup bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TLnin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.01.2003-15.01.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde muhabir olarak çalıştığını, işverence iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini, ancak hak ettiği alacakların ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muhabir olmayıp 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tabi olarak çalıştığını, istifa ederek işten ayrıldığını ve bütün hak ve alacaklarına aldığına dair ibraname verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'a (5953 sayılı Kanun) tabi çalışmadığı, uyuşmazlık konusu taleplerin 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak; iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, davacının 5953 sayılı Kanun'a tabi olmaması sebebiyle fazla çalışma alacağına yönelik faiz talebinin reddine, yıllık izin ücreti alacağı, fazla çalışma ücret alacağı, hafta tatili ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİ...