Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/4341 · K. 2022/9995
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/4341 K. 2022/9995

E. 2020/4341K. 2022/999525 Mayıs 2022
kamu görevlisi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Sanık ...'nın 21.10.2012, 23.10.2012 ve 27.10.2012 tarihinde katılan şirkete ait hastanede kendisini abisi ... olarak tanıtıp, abisinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle tedavi olması karşısında katılan vekilinin temyizinin sanığın sadece katılan şirkete yönelik eylemleri nedeniyle verilen hükme yönelik olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 1)5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine bir resmi belge oluşturulması ve bu belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2020/4341 E. , 2022/9995 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık ...'nın 21.10.2012, 23.10.2012 ve 27.10.2012 tarihinde katılan şirkete ait hastanede kendisini abisi ... olarak tanıtıp, abisinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle tedavi olması karşısında katılan vekilinin temyizinin sanığın sadece katılan şirkete yönelik eylemleri nedeniyle verilen hükme yönelik olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 1)5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine bir resmi belge oluşturulması ve bu belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihinde kanser tedavisi gören sanığın, abisi ...na ait kimlik bilgilerini kullanarak hastane kayıtlarında işlem yaptırmak sureti ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında; özel hastane çalışanları kamu görevlisi olmadıkları gibi muayeneye gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetlemenin hastane yetkililerinin görevi olduğu, sanık ...'in hastaneye verdiği kimlik bilgilerinin doğru olup olmadığı hususunun basit bir incelemeyle tespit edilebileceği, bu nedenle sanığın hastane yetkililerini aldatabilecek, hile oluşturabilecek nitelikte bir davranışı bulunmadığı, ayrıca belgeyi düzenleyen kurumun resmi değil özel bir kurum olması da gözetildiğinde, resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın hastanenin acil servisinden giriş yaptırmak suretiyle tedavi olması da göz önüne alındığında Sağlık Bakanlığının 11.05.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinin 37. maddesinde yataklı tedavi kuruluşları, acil sağlık hizmetlerinin bedelini hizmet sundukları kişinin ödeme imkanları çerçevesinde tahsil ederler hükmü ve Başbakanlığın 2008/13 sayılı genelgesi uyarınca; Halil İbrahimin hiçbir sosyal güvencesinin olmaması ve ödeme gücünün bulunmaması nedeniyle kendisinden acil sağlık hizmet bedellerinin alınamayacağı ve bu nedenle herhangi bir kamu zararının söz konusu olmayacağı, sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle mahkemece beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2)Kabule göre de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayas...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/4910 · K. 2022/4738

21 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/4071 · K. 2022/5616

4 Nisan 2022

Yargıtay2. Ceza Dairesi

E. 2020/28967 · K. 2022/9884

18 Mayıs 2022

Yargıtay2. Ceza Dairesi

E. 2021/10808 · K. 2022/15973

3 Ekim 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/11889 · K. 2022/4181

14 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/10344 · K. 2022/14215

12 Eylül 2022