E. 2022/4267 K. 2022/7916
Kısa Önizleme
ÖnizlemeDava, hizmet tespiti ile ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan kurum ve site yöneticiliği vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu davada, davacı, muris eşinin 1014953 sicil numaralı işyerinde 01.06.1998 tarihinde işe girdiğini, 15.11.1998 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığını, belirtilen tarihler arasındaki hizmetinin kuruma 90 gün olarak bildirildiğini eksik olan günün tamamlanmasını ve ölüm aylığı bağlamasını talep etmiştir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, dahili davalı yönünden...
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2022/4267 E. , 2022/7916 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti ile ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan kurum ve site yöneticiliği vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu davada, davacı, muris eşinin 1014953 sicil numaralı işyerinde 01.06.1998 tarihinde işe girdiğini, 15.11.1998 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığını, belirtilen tarihler arasındaki hizmetinin kuruma 90 gün olarak bildirildiğini eksik olan günün tamamlanmasını ve ölüm aylığı bağlamasını talep etmiştir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, dahili davalı yönünden davanın kabulü ile, Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.01.2014 tarihli işleminin iptaline ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de, bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilmediği ve bu haliyle dosyada yer alan bilgi ve belgelerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanunun 4. maddesinde ise, sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler işveren olarak tanımlanmıştır. Çalıştıran olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen işvereni ifade etmektedir. Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hakimin karşı tarafın rızasını ara...