Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.03.2018 tarih ve 2017/288 E. - 2018/110 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2019/598 E. - 2020/971 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ŞEKİL ibareli markasının tescili için 2015/106565 sayı ile marka başvurusunda bulunulduğunu, başvurunun reddine karar verildiğini, karara taraflarınca itiraz edimesi...
11. Hukuk Dairesi 2021/166 E. , 2022/4126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.03.2018 tarih ve 2017/288 E. - 2018/110 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2019/598 E. - 2020/971 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ŞEKİL ibareli markasının tescili için 2015/106565 sayı ile marka başvurusunda bulunulduğunu, başvurunun reddine karar verildiğini, karara taraflarınca itiraz edimesi üzerine, YİDK'nın 2017-M-3480 sayılı kararı ile reddedildiğini,müvekkili tarafından başvurusu yapılan markanın ayırt edici olduğunu ve marka olma vasfına haiz olduğunu ileri sürerek,YİDK'in 2017-M-3480 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, başvuru konusu ortası çikolata dolgulu, alt kısmı çikolata kaplamalı ve üst kısmı çikolatadan çizgilerle kaplı bir kek biçiminden oluşan üç boyutlu işaretin çizimle görüntülenebilen ve benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen mahiyette olduğu, ancak münferit unsurlardan ziyade işaretin bütün olarak normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli ve düşünceli marka ve kapsamındaki ürünleri bütün olarak algılama olanağı bulunan ürünlerin ortalama düzeydeki tüketici kitlesi üzerinde bıraktığı izlenimin, işaretin daha önce piyasada de bulunan kek ürünlerinden ayırt edilebilir olmasına olanak sağlamadığı, ortalama tüketicilerin tamamına yakınının hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya bu işareti gördüklerinde, davacının kek ürünlerini piyasadaki diğer ürünlerden ayırt edebilmeleri ve menşe olarak işareti davacı işletme ile ilişkilendirmeleri olanağının bulunmadığı, zira başvuru konusu ortası çikolata dolgulu, alt kısmı çikolata kaplamalı ve üst kısmı çikolatadan çizgilerle kaplı bir kek biçiminden oluşan üç boyutlu işaretin, anılan ticaret dalında öteden beri kullanılan çikolatalı kek ürünlerinden önemli ölçüde farklılaşmadığı, öncekilerde olmayan ve var olduğu iddia edilen küçük farklıklarının veya değişik biçiminin anılan çevrede özel bir dikkat sarf edilmeksizin derhâl ve ilk bakışta algılanabilecek nitelikte bulundığı, çikolatalı kek ürünleriyle ilgili sektörde yer alan ortalama tüketici algısına göre üç boyutlu markalar bakımından diğer ürü...