Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde 1989 - 2012 tarihleri arasında saha formeni olarak çalıştığını, ücretinin sabit net 1.800,00 EURO olduğunu, çalıştığı dönemde her türlü yemek, barınma, ısınma giderlerinin ücretten bağımsız olarak davalı işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı...
9. Hukuk Dairesi 2022/5322 E. , 2022/6626 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 31. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde 1989 - 2012 tarihleri arasında saha formeni olarak çalıştığını, ücretinin sabit net 1.800,00 EURO olduğunu, çalıştığı dönemde her türlü yemek, barınma, ısınma giderlerinin ücretten bağımsız olarak davalı işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından usulüne uygun ihbar süresi verilmeksizin 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) aykırı olarak feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 22.04.2008-03.12.2008, 12.12.2008 - 26.05.2010 ve 26.07.2010 - 31.10.2012 tarihleri arasında çalıştığını, proje bazlı işin sona ermesi neticesinde iş sözleşmesine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2017/641 Esas, 2019/492 Karar sayılı kararıyla tarafların, davacı işçinin çalışma süresine ilişkin karşılıklı beyanları, banka ödeme tarihleri, yurt dışı giriş çıkış kayıtları göz önüne alınarak davacının davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 1989 ile 2012 yılları arasında fasılalı olarak çalışmalarının bulunduğu ve toplam hizmet süresinin 11 yıl 4 ay 21 gün olduğu, son olarak aylık 1.600,00 Euro ile çalıştığı ve ilaveten 140 Euro bonus primi aldığı davacının sosyal güvenlik anlaşması bulunmayan bir ülkede çalışması nedeniyle ücretlerinden aynı ülke içinde çalışıyormuş gibi vergi ve sigorta priminin kesilmesi gerektiği, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı işveren Şirket tarafından ispat edilemediği, yanı sıra davacıya ihbar tazminatı adı altında ödeme yapılması nedeniyle de davalı savunmasına itibar edilmediği, işverenin davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle kanıtlayamadığı, hesaplamalara ilişkin alınan bilirkişi raporunun açık, detaylı ve dosya kapsamına uygun olduğu belirt...