Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.10.2020 tarih ve 2018/244 E. - 2020/725 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı banka ile imzalanan sözleşme gereği kredi kartı aldığını ve bu kredi kartının şifre güvenliği davalı banka tarafından sağlanmadığı için adına kayıtlı kredi kartından 15/12/2007-31/01/2008 tarihleri arasında bilmediği kişiler tarafından toplam 3.178 Euro bedelli harcama yapıldığını, bu harcamaların kendisi tarafından yapıldığı zannı ile ödendiğini, oysa bu harcamaların kendisine ait...
11. Hukuk Dairesi 2021/2256 E. , 2022/4216 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.10.2020 tarih ve 2018/244 E. - 2020/725 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı banka ile imzalanan sözleşme gereği kredi kartı aldığını ve bu kredi kartının şifre güvenliği davalı banka tarafından sağlanmadığı için adına kayıtlı kredi kartından 15/12/2007-31/01/2008 tarihleri arasında bilmediği kişiler tarafından toplam 3.178 Euro bedelli harcama yapıldığını, bu harcamaların kendisi tarafından yapıldığı zannı ile ödendiğini, oysa bu harcamaların kendisine ait olmadığını, durumu öğrenince davalı bankaya 06/05/2008 tarihinde bildirdiğini, itirazının süresinde olmadığı nedeni ile talebinin reddedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.178 Euronun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın her hangi bir sorumluluğunun olmadığını, 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunun 16. maddesine göre kart hamilinin kartla ilgili önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında elinden çıkarılması halinde derhal kart çıkaran kuruluşa haber vermek zorunda olduğu halde davacının bu kuralı yerine getirmediğini, kart çıkaran kuruluşun sorumluluğunun ancak bildirimden sonra başladığını, davacının sorumlu olmadığını iddia ettiği harcamaları 4 ay 21 gün sonra bankaya bildirdiğini, müvekkili bankanın somut olayda kusuru ve sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin görev bozmasına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu harcamaların 15.12.2007-31.01.2008 tarihleri arasında yani 1,5 ay içerisinde geniş bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği, harcamaların tümünün yurt dışı internet sitesinden gerçekleştirildiği, davacının harcamaları tam olarak son harcama tarihinden 4 ay 21 gün sonra bankaya bildirdiği, davacının harcamaların usulsüz işlemler neticesinde gerçekleştiğine ilişkin iddiasının yalnızca soyut iddialara dayandığı, uluslar arası kredi kartı kuralları gereği harcamanın yapıldığı tarihten itibaren 90 gün içerisinde harcamaya ilişkin iddiaların bankaya (Kart kuruluşuna) bildirilmesi gerektiği, somut olayda davacının son harcama tarihinden 141 gün sonra bankaya itirazda bulunduğu, harcamalara ilişkin süreler dikkate alındığında davacının 141 gün sonra bankaya itirazının makul olmadığı, alışverişin kendisi tarafından yapılmadığını iddia eden kart sahibinin öncelikle asli ve somut deliller ...