Yargıtay2. Ceza Dairesi

E. 2021/1086 K. 2022/10767

E. 2021/1086K. 2022/1076730 Mayıs 2022
iptal kararıuzlaşma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnin 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun karar tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı TCKnin 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit ve TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçları ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden 5271 sayılı CMKnin 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı,...

Karar Metni

2. Ceza Dairesi 2021/1086 E. , 2022/10767 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnin 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun karar tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı TCKnin 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit ve TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçları ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden 5271 sayılı CMKnin 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde tehdit ve mala zarar verme suçlarından sanık hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararların 22/06/2016 tarihinde kesinleştiği, suç tarihi itibariyle sanığın uzlaşmak istemediğine dair beyanının hukuki değeri olmadığı nazara alınarak, TCKnin 116/2. maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK'na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-dde yer alan Hükme bağlanmış ibaresinin aynı bentte yer alan, Basit yargılama usulü yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMKnın 251/3. maddesinde Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMKnın 251/1. maddesi ka...