Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.09.2020 tarih ve 2019/737 E. - 2020/400 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkil şirketin davalı banka ile doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında FTP olarak adlandırılan bir programın şirket sistemine yüklendiğini, banka tarafından bu sistemin kurulmasının ve kendilerinin de sisteme katılmalarının amacının müvekkili bulunduğu şirket tarafından düzenlenen satış faturaları bedellerinin sisteme...
11. Hukuk Dairesi 2021/1920 E. , 2022/4298 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.09.2020 tarih ve 2019/737 E. - 2020/400 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkil şirketin davalı banka ile doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında FTP olarak adlandırılan bir programın şirket sistemine yüklendiğini, banka tarafından bu sistemin kurulmasının ve kendilerinin de sisteme katılmalarının amacının müvekkili bulunduğu şirket tarafından düzenlenen satış faturaları bedellerinin sisteme giriş yapılarak banka tarafından sisteme dahil edilmiş bulunan fatura borçlusu firmaların hesaplarından otomatik olarak ödenmesinin sağlanmasına yönelik olduğunu, müvekkili bulunduğu davacı şirket tarafından dava dışı firma adına tanzim edilmiş bulunan faturanın sisteme girildiğini, sistemin bu işlem için onay verdiğini, vadesinde fatura bedelinin otomatik olarak ödeneceği düşünülerek malların firmaya teslim edildiğini, bankanın söz konusu faturanın sisteme girişinden sonra adı geçen firmanın hesaplarını kapattığını, faturaların sisteme girildikten sonra bankanın ödeme yapma yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek fatura bedellerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili bulunduğu Finansbank A.Ş. ile davacı arasında doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkili bulunduğu şirketin davacı şirkete ödeme borcu olmadığı, davacı şirketin sözleşme hükümlerini bilmesi gerektiğini, birleşen davaya konu faturaların vadesi gelenlerinin ödendiğini gelmeyenlerinin ise vade tarihinde değerlendirileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşmeyi fesih hakkını yerinde kullanmadığı, sözleşme süresinin bitimine 2 ay evveline kadar fesih ihbarının yapılması gerektiği, davacının bu hususa dikkat etmeyerek fesih ihbarında bulunduğu ancak sözleşmenin sözleşme hükümlerine göre fesih olmadığı, davalı bankanın sözleşme hükümleri nazara alındığında faturaların ödenmemesi hususunda haklı olduğu, kaldı ki asıl davada davaya konu faturanın davanın açılmasından 9 gün sonra dava dışı şirketçe ödenmiş olduğu, birleşen davada ise dava dışı şirketin yaklaşık 1 yıl sonra üzerine düşen borcu ödemiş olduğu, bu halde arada geçen sürede meydana gelen kaybı varsa bundan dolayı davacının davalı bankaya değil de dava dışı şirkete başvurması gerektiği, birleşen davanın açılma tarihinin 18.04.2014 tarihi olduğu, asıl davada ödem...