HÜKÜM : 1) Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/81 Esas, 2018/670 sayılı Kararı ile; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet 2) Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15/05/2019 tarihli ve 2019/594 Esas, 2019/1208 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında zimmet suçundan mahkumiyet Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanığın duruşmalı inceleme istemi, temyiz dilekçesinin içeriğine ve dosya kapsamına göre uygun görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 299/1. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/06/2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet...
5. Ceza Dairesi 2021/2277 E. , 2022/5869 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : 1) Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/81 Esas, 2018/670 sayılı Kararı ile; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet 2) Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15/05/2019 tarihli ve 2019/594 Esas, 2019/1208 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında zimmet suçundan mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanığın duruşmalı inceleme istemi, temyiz dilekçesinin içeriğine ve dosya kapsamına göre uygun görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 299/1. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/06/2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nin 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 01/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı sanık avukata dava (icra) takibi ile birlikte verilen...