Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorunda olduğu, somut olayda, hükme esas alınan harita mühendisi bilirkişinin Ek-2 numaralı krokisi göz önünde bulundurularak sözü edilen krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parselden ayrılarak davacıya ait 113 ada 2 (eski 1349) parsele eklenmesine karar verilmiş ise de; uygulama kadastrosu...
8. Hukuk Dairesi 2021/3435 E. , 2022/5331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorunda olduğu, somut olayda, hükme esas alınan harita mühendisi bilirkişinin Ek-2 numaralı krokisi göz önünde bulundurularak sözü edilen krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parselden ayrılarak davacıya ait 113 ada 2 (eski 1349) parsele eklenmesine karar verilmiş ise de; uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazineye ait 113 ada 2 (eski 1349) parsel sayılı taşınmazın bir kısmının iptal edilerek; davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parsel ile arasında "yol" bırakılması nedeniyle; 113 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile 109 ada 169 parsel sayılı taşınmazın irtibatı koparıldığından raporda (A) ile gösterilen kısmın davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle tescil edilme olanağının bulunmadığı, Mahkemece, bu bölümle ilgili olarak infazı kabil sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamış olmasının isabetsizliğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 23.03.2015 tarihli rapor ve bu rapora ekli Ek-2 krokide A harfi ile gösterilen 113.16 metrekarelik kısmın bir kısım davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parselden ayrılarak ayrı bir parsel numarası verilmek sureti ile Hazine adına tarla vasfı ile tesciline, 109 ada 169 parselin 3402 sayılı yasanın 22/a uygulaması sonrası tutulan uygulama tutanağında yüzölçümünün 10.025,82 metrekare olarak düzeltilerek tesciline, 113 ada 3 parselin uygulama tutanağı gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Çekişmeli 113 ada 2 parsele yönelik bir dava bulunmadığına göre kadastro tutanağı aslının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi isabetsiz ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükme "113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın...