Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/8788 · K. 2022/4039
Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8788 K. 2022/4039

E. 2021/8788K. 2022/40396 Haziran 2022
kadastral parseltapu iptalikadastral parselin ihyasıimar planıkamu hizmetiortaklık payırayiç bedeltapu iptali ve tescildüzenleme ortaklık payıyolsuz tescileksik incelemeiade
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/12/2010 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/02/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; 1370 kadastral parselin öncesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu halde, Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdas suretiyle tescil edilerek, adı geçen Belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda da tamamının kamuda kullanılmak üzere terkin...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2021/8788 E. , 2022/4039 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/12/2010 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/02/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; 1370 kadastral parselin öncesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu halde, Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdas suretiyle tescil edilerek, adı geçen Belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda da tamamının kamuda kullanılmak üzere terkin edildiğini, bilahare anılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmiş olup, böylece imar parsellerinin sicil kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düştüklerini ileri sürerek tapu iptal ve Hazine adına tescil ile kayıtların eski hale iadesi istemlerinde bulunmuştur. Mahkemece ilk hükümde; çekişme konusu taşınmaza dayanak imar uygulamalarının idari yargıda iptal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davacı vekili, davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi vekili, Çukurova Belediyesi vekili temyiz etmiş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.05.2015 tarih, 2014/12351 Esas- 2015/5680 Karar sayılı ilamıyla; ''...mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan uygulama neticesinde temin edilen bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu kısmın ihdas öncesi niteliği irdelenip, değerlendirilmemiş ve net bir biçimde ortaya konulmamış ve ayrıca belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde de durulmamıştır. Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler gözetilmek suretiyle, araştırma ve inceleme yapılması, çekişme konusu kısmın, imar uygulamalarından önceki vasfı, kadastro harici bırakılan bir yer olup olmadığı ve ne nedenle tescil harici bırakıldığı ve Hazine ile ilgisinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması; toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 14

III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

Benzer Kararlar

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/7008 · K. 2022/3517

18 Mayıs 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8210 · K. 2022/3721

25 Mayıs 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/7834 · K. 2022/3419

16 Mayıs 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/7678 · K. 2022/4047

6 Haziran 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8334 · K. 2022/3513

18 Mayıs 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8609 · K. 2022/3827

30 Mayıs 2022