Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tescili istekli davanın yapılan yargılaması sonunda, önceki tarihli bozma kararına uyularak verilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar, süresi içinde davacı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., kadastro sırasında adına tespit edilen 220 parselin devamında ve zilyetliğinde bulunan bir kısım taşınmaz bölümünün paftasında yol olarak gösterildiğini açıklayarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetli iddiasıyla adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi aşamalarda taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi,...
1. Hukuk Dairesi 2021/5414 E. , 2022/4569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tescili istekli davanın yapılan yargılaması sonunda, önceki tarihli bozma kararına uyularak verilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar, süresi içinde davacı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., kadastro sırasında adına tespit edilen 220 parselin devamında ve zilyetliğinde bulunan bir kısım taşınmaz bölümünün paftasında yol olarak gösterildiğini açıklayarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetli iddiasıyla adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi aşamalarda taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, davalı taşınmaza ilişkin davacı aleyhine görülüp sonuçlanan ceza davası bulunduğunu belirterek, toplanan deliller ve dosya kapsamının nazara alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19/12/2008 tarihli ve 2006/60 Esas, 2008/170 Karar sayılı kararıyla, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 15.11.2006 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 243,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Dava, paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kural olarak; TMK'nın 715.maddesine göre yollar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, olağanüstü kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilemezler. Ancak, bir yerin hiç yol olarak kullanılmamış olması veya terk edilmiş olması halinde, koşulları oluştuğu takdirde zilyetlikle kazanılması mümkün olabilir. Davacı, dava konusu taşınmazın dava dışı 220 parselle birlikte zilyetliğinde bulunduğunu, öncesi itibariyle de yol olmadığını, adına kayıtlı parselle birlikte ağıl ve tarım arazisi vasfı ile tasarruf edildiğini açıklayarak tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu paftada yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün dava dışı 220 parselle birlikte öncesinde babası, bilahare davacı tarafından tarım arazisi vasfı ile tasarruf edildiğinin, bu yerin yol vasfı ile kullanılmadığının, batısında yer alan yoldan davacının çektiği tel çitle ayrıldığının yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirilmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi ve özel mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilebilmesi için taşınmazın n...