Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/04/2013 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/12/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mera komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı il Gıda Tarım Müdürlüğü vekili, dava konusu parsellerin bulundukları köylerde kadastro işlemleri neticesinde mera olarak tescil edilmiş olduklarını, her ne kadar davacı vekili mera tahdit komisyonunca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtse de dava konusu taşınmazların miktar fazlası olarak Hazine adına tescilli olduğunu, yasal şartları taşıdığı için mera...
7. Hukuk Dairesi 2022/2272 E. , 2022/4141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/04/2013 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/12/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, mera komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı il Gıda Tarım Müdürlüğü vekili, dava konusu parsellerin bulundukları köylerde kadastro işlemleri neticesinde mera olarak tescil edilmiş olduklarını, her ne kadar davacı vekili mera tahdit komisyonunca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtse de dava konusu taşınmazların miktar fazlası olarak Hazine adına tescilli olduğunu, yasal şartları taşıdığı için mera komisyonunca mera olarak sınırlandırılmasının yapılmış olduğunu, husumet nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı Hazine vekili ise, husumetin lehine tahsis yapılan köylere düştüğünü ve tahsisin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava tahsisten yararlanan köy ya da belediye tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğinden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24/11/2014 tarih, 2014/7851 Esas ve 2014/13282 Karar sayılı ilamı ile lehine tahsis yapılan Yukarıkörücek ve Aşağıkörücek Köyü'nün davaya dahil edilmesi gerektiğinden bozulmuştur Bozma kararına uyularak köyler davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir. 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK. madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirmeyi de yine hakim yapacak ve uygulanacak yasa hükümlerini taraflar ileri sürmese dahi gözetecektir. Bu kapsamda maddi olaya bakıldığında davacılar, 489, 211, 7 ve 52 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında tapu kaydına dayanarak adlarına tespit edildiğini, miktar fazlasını da 519, 142, 150 ve 256 parsellerde mera olarak sınırlandırıldığını ve mera komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiğini belirterek tarım arazisi vasfında olan parseller hakkındaki komisyon kararının iptali ile adlarına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazlar kadastro tespiti sırasında mera vasfı ile 13.11.19...