Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2018 tarih ve 2017/574 E- 2018/339 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2019/336 E- 2020/1263 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı borçlu ile arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacağı bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin...
11. Hukuk Dairesi 2021/597 E. , 2022/4681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2018 tarih ve 2017/574 E- 2018/339 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2019/336 E- 2020/1263 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı borçlu ile arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacağı bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin iflas erteleme talepli dosyada ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, tedbir kararı gereği müvekkili aleyhine icra takibi yapılmaması gerekirken yapılan takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı taraf, 26/09/2016 tarihli hesap mutabakatında belirtilen tutar üzerinden 30/09/2016 tarihi itibariyle takip başlatmış olup, davalının ödeme savunması da bulunmadığından davacının 26/09/2016 tarihli hesap mutabakatı uyarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının takibe haksız yere itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasında "İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2016 tarih ve 2016/5/167 E. sayılı ara kararının (1) nolu bendinde "...davacı şirket aleyhindeki 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davacı hakkında yeni icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, İİK. 206 maddesine göre 1. sırada yer alan alacaklar için ihtiyati tedbirin uygulanmamasına, taşınır-taşınmaz veya ticari işletme rehni ile temin edilmiş alacaklılar tarafından açılan icra takipleri yönünden ise sadece muhafaza tedbirlerinin uygulanmasının ve rehinli malların satışının ihtiyati Tedbir Yoluyla Durdurulmasına" şeklinde tedbir kararı verildiğinin anlaşıldığı, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15/02/2016 tarihli tedbir kararından sonra 30/09/2016 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlanıldığının an...