Dava, davacının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u kapsamında sigortalı iken 04.01.1987 tarihinde vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının yanında ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 20.12.1991 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2019 tarih, 2018/(21)10-247-2021/1173 sayılı ilamı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 23/03/2022 tarihli ek karar ile, davalı Kurum vekilinin tavzih taebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından, 23/03/2022 tarihli ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar...
10. Hukuk Dairesi 2022/7000 E. , 2022/8938 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :... Mahkemesi
Dava, davacının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u kapsamında sigortalı iken 04.01.1987 tarihinde vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının yanında ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 20.12.1991 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2019 tarih, 2018/(21)10-247-2021/1173 sayılı ilamı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 23/03/2022 tarihli ek karar ile, davalı Kurum vekilinin tavzih taebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından, 23/03/2022 tarihli ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi 6100 sayılı HMK'nun 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği dikkate alındığında 23/03/2022 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan 23/03/2022 tarihli ek kararın onanmasına, Asıl hükme ilişkin temyiz talepleri incelendiğinde, 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacı vekilinin tüm, davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava davacıya ölüm aylığı bağlanması talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davalılardan Kurum aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi, aleyhinde açılan davanın reddi nedeniyle davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının 2. fıkrasının b bendinde yer alan Davacı vekille temsil edildiğinden 2.725.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, cümlesinin silinerek yerine Davalı Kurum vekille temsil edildiğinden 2.725.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, cümlelerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 13/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.