Taraflar arasındaki kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Dairemizin 26/02/2020 tarih ve 2017/3047 Esas, 2020/942 Karar sayılı bozma ilamında özetle; davalının eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile subuta erdiği, yani olayın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusuru bulunduğu sabit olduğuna göre mahkemece, maddi tazminat istemi yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BKnın 44/1 (TBKnın 52/1) maddesi uyarınca hesaplanan zarardan davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda;...
4. Hukuk Dairesi 2021/25776 E. , 2022/8869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 26/02/2020 tarih ve 2017/3047 Esas, 2020/942 Karar sayılı bozma ilamında özetle; davalının eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile subuta erdiği, yani olayın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusuru bulunduğu sabit olduğuna göre mahkemece, maddi tazminat istemi yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BKnın 44/1 (TBKnın 52/1) maddesi uyarınca hesaplanan zarardan davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 30.700,00 TL maddi tazminatın 2.500,00 TL'sine haksız fiil tarihi olan 25/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ıslah edilen 28.200,00 TL'sine ıslah tarihi olan 31/05/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer hususlar ile ilgili Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 8 ve 28. maddelerine göre her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul ...