Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/5387 · K. 2022/6029
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5387 K. 2022/6029

E. 2022/5387K. 2022/602920 Haziran 2022
hak düşürücü sürebabalık davasıbabalığın tespitimanevi tazminatnafakasoybağıtazminatiptal kararıiştirak nafakası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Davacı anne çocuğu Berata velayeten, davalının küçüğün babası olduğunu ileri sürerek babalığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, çocuğa kayyım atanarak çocuğun temsili ve taraf teşkili sağlanarak, Adli Tıp Kurumu raporu ila sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının küçüğün babası olduğunun tespitine çocuk yararına aylık 150 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kısa karar ve gerekçeli karar arasında manevi tazminat hususunda çelişki olduğu gerekçesiyle kararın...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/5387 E. , 2022/6029 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Babalık Davası

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Davacı anne çocuğu Berata velayeten, davalının küçüğün babası olduğunu ileri sürerek babalığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, çocuğa kayyım atanarak çocuğun temsili ve taraf teşkili sağlanarak, Adli Tıp Kurumu raporu ila sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının küçüğün babası olduğunun tespitine çocuk yararına aylık 150 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kısa karar ve gerekçeli karar arasında manevi tazminat hususunda çelişki olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; yerel mahkemece, anne tarafından açılan babalık davasının TMKnın 303/1 maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında anne tarafından çocuk adına velayeten açılan babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde açıkça davanın çocuk adına velayeten anne tarafından açıldığı, yargılama devam ederken de TMK m. 426/2 gereği yasal temsilci ile küçüğün menfaatinin çatışması sebebi ile çocuğu temsil etmek üzere kayyım atanarak taraf teşkilinin de sağlandığı gözetildiğinde davanın çocuk adına açıldığının kabulü gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun m. 303e göre, babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkındaki bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa, çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. Bu hükmün ikinci fıkrasında yer alan "Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkındaki bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde, hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar" hükmü, Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararıyla; aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir" hükmü ise, Anayasa Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararıyla çocuk yönünde...

Atıf Yapılan Mevzuat

KesinKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 303

III. Hak düşürücü süreler

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 8

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 426

I. Temsil

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4006 · K. 2022/5106

30 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/6783 · K. 2022/7325

22 Eylül 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5388 · K. 2022/6031

20 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4211 · K. 2022/5387

6 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/597 · K. 2022/1855

28 Şubat 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/1285 · K. 2022/3256

5 Nisan 2022