Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ... adına tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesine göre; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." Adı geçen katılanın, 25.02.2016 tarihli celsede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin üçüncü cümlesi kapsamında kendisini temsilen baro tarafından bir avukat görevlendirilmesini...
1. Ceza Dairesi 2022/5043 E. , 2022/5334 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/883 E., 2021/324 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ... adına tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesine göre; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır."
Adı geçen katılanın, 25.02.2016 tarihli celsede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin üçüncü cümlesi kapsamında kendisini temsilen baro tarafından bir avukat görevlendirilmesini talep ettiği, bu talebin yerine getirildiği ve kendisine bir vekil atandığı, bozma öncesi yargılamanın vekilin de katılımı ile yürütüldüğü ve yargılama neticesinde verilen kararın, katılan vekili tarafından da temyiz edildiği belirlenmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada ise katılan vekili duruşmadan haberdar edilmediği gibi yargılama neticesinde kurulan hükme ilişkin gerekçeli kararın, vekile değil asile tebliğ edildiği, bu durumun 7201 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olmakla asile yapılan tebliğin usûlsüz olduğu belirlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usûlüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin hükümler barındıran Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Türk hukuk sisteminin bir parçasıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) içtihadî değerlendirmeleri ile kapsamı belirlenen AİHSin Adil yargılanma hakkı başlıklı 6 ncı maddesi, bazı zımnî hakları da bünyesinde barındırır. Bu haklar arasında çelişme ilkesi, silahların eşitliği ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, duruşmaya etkili katılma hakkı, delil sunma hakkı ve gerekçeli karar hakkı yer alır. (Fahri Gökçen Taner, Ceza Muhakemesi Hukukunda Adil Yargılanma Hakkı Bağlamında Çelişme ve Silahların Eşitliği, 2. Baskı, ..., 2021, s.52)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır. (Dallos/Macaristan, B. No: 29082/95, 01.03.2001) Bu nedenle AİHM, AİHSin 6 ncı maddesi ile öngörülen adil yargılanma hakkının yargılamayı bir bütün olarak kapsadığını kabul eder. (... Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46-47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170)
Ayrıca AİHM, Hadjianastassiou/Yunanistan, B. No. 12945/87, 16.12.1992 kararında, ilgilisinin gerekçeden haberdar edilmemesinin AİHSin 6 ıncı maddesi kapsamında gerekçeli karar hak...