Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ...Ş vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22/05/2019 gün ve 2016/12008 E, 2019/6563 K sayılı ilamında; ..Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak,...
4. Hukuk Dairesi 2021/2332 E. , 2022/9291 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ...Ş vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22/05/2019 gün ve 2016/12008 E, 2019/6563 K sayılı ilamında; ..Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış, ancak 28/09/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş olup, yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki faiz talebinin dikkate alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar açısından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir... gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davacı ... tarafından davalılar ... sigorta, ..., ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 1.000,00 TL tazminatın davalı ... bakımndan dava tarihi olan 28/05/2012 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 01/05/2012 tarihinden itibaren, 216.080,15 TL tazminatın ise tüm davalılar bakımından ıslah tarihi olan 30/10/2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... bakımından poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ... tarafından davalı ... AŞ aleyhine açılan (Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2020/81.E., 2020/107K. ...