Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.07.2020 tarih ve 2020/125 E- 2020/377 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/1067 E- 2020/1163 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında ... isimli şahıs ile davalı şirketi kurduğunu, akabinde 2014 yılında müvekkilinin cebir, tehdit, baskı ile iradesinin sakatlandığını ve davacıdan zorla vekaletname alınarak...
11. Hukuk Dairesi 2021/1053 E. , 2022/5162 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.07.2020 tarih ve 2020/125 E- 2020/377 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/1067 E- 2020/1163 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında ... isimli şahıs ile davalı şirketi kurduğunu, akabinde 2014 yılında müvekkilinin cebir, tehdit, baskı ile iradesinin sakatlandığını ve davacıdan zorla vekaletname alınarak hisselerin 3.şahsa devredildiğini, hisse devri yapılırken herhangi bir ödeme yapılmadığın ve davalı şirkete parça parça, zaman zaman yüklü miktarda borç paralar verdiğini ancak verilen borcun müvekkiline ödenmediğini, davadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine de başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'si hisse bedeli alacağı ve 500,00 TL'si davalı şirkete verilen borç, olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davalı şirkete borç para verdiği iddiası ve talebine ilişkin usulünce yapılmış bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, ayrıca davanın belirsiz alacak alacak davası şeklinde açılamayacağını, davadaki her iki talebinde zamanaşımına uğradığını, ceza mahkemesi kararlarına rağmen tehdit ve baskı ile iradesi sakatlanarak hisse hisse devri için zorla vekaletname alındığı iddiasının esas açısından dinlenemeyeceğini, dava konusu alacak iddiası nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu alacak talebinin hukuki ve maddi dayanağının bulunmadığını, davacının 2014 yılı öncesinde müvekkili şirketin %50 hissedarı olduğunu, diğer %50 hissenin sahibinin Mustafa Hakan İmamoğlu' olduğunu, iki hissedarın aynı gün hisselerini dava dışı Kibarlı Doğal Sağlık Ürünleri Ltd. Şti.'ne devredildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davacının davalı şirket hisse devir bedelinden dolayı alacak talebi yönünden sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle davanın reddine, davacının davalı şirkete verilen borca ilişkin alacak talebi yönünden arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığı anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın ...