Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'ın TCK'nın 109/2, 109/3-a-e, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.07.2011 tarihli ve 820-430 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 15.10.2014 tarih ve 1091-11101 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.02.2013 günlü ve 2012/6-1477 esas, 2013/63 sayılı kararında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 02.12.2010 günlü iddianamede sanığın suç tarihinde kayınvalidesi olan Canan'a...
Ceza Genel Kurulu 2022/274 E. , 2022/481 K.
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'ın TCK'nın 109/2, 109/3-a-e, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.07.2011 tarihli ve 820-430 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 15.10.2014 tarih ve 1091-11101 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.02.2013 günlü ve 2012/6-1477 esas, 2013/63 sayılı kararında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 02.12.2010 günlü iddianamede sanığın suç tarihinde kayınvalidesi olan Canan'a yönelik kasten yaralama suçundan dava açıldığı ve iddianamede bu eylem anlatılırken sanığın eşi olan mağdure...'yı zorla götürdüğünün de bahsedildiği ancak iddianamede sanığın eşi... mağdure olarak gösterilmediği gibi kovuşturma aşamasında Mahkemece tanık olarak dinlenilmesi de dikkate alındığında sanık hakkında mağdure...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı hâlde, Mahkemece bu hususta suç duyurusunda bulunulup kamu davası açtırılmadan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi ise 17.02.2015 tarih ve 601-47 sayı ile; "Gerek C. savcısının bozma talebi, gerekse Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma gerekçesi iddianamede mağdure... Demirtaş'ın mağdure olarak gösterilmediği, soruşturma evresinde tanık sıfatıyla dinlendiği gerekçe gösterilmiştir. Oysa ki, iddianamedeki olayın izah tarzı okunduğunda '...şüphelinin şikâyetçiye ait ikamete gelerek şikâyetçiye bıçak çektiği ve eşi... Demirtaş'ı zorla alıp götürmeye kalkıştığı...' şeklinde tereddüte yer vermeyecek biçimde mağdure eş... Demirtaş'a karşı bir suçun işlendiği belirtilmiş ve sevk maddesi de buna göre iddianamede yazılmıştır. Durum böyle iken, salt mağdure... Demirtaş iddianamede mağdure sıfatıyla veya şikâyetçi sıfatıyla görülmedi diye gerçekleşen bu yok sayıp dava açılmadığı gerekçesiyle açılmayan bir davadan dolayı mahkûmiyet verildiği yolundaki yalın ve hukuki olmayan mantığı anlamak son derece güçtür. Ve bu düşünce tamamen formel bir düşüncedir. Oysa ki, iddianamede olayın izah şekli önemlidir. C. savcısı bir maddi hata yaparak iddianamede mağdureyi sıfatına uygun olarak başlık kısmında göstermemiş olabilir. Mahkemece de bu konuda iddianamede düzeltilme yapılması yoluna da gidilmemiş olması bu olgunun yok olduğunu kabule dayanak teşkil etmez. Bu itibarla Mahkememizce verilen kararın doğru olduğu ve bu kararda direnilmesi gerektiği ...