Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 2006 yılında işe başladığını ve 22.06.2017 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işine son verildiğini, müvekkilinin bunun üzerine 07.07.2017 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile tüm işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğini, hiçbir ödeme...
9. Hukuk Dairesi 2022/7669 E. , 2022/8437 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 2006 yılında işe başladığını ve 22.06.2017 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işine son verildiğini, müvekkilinin bunun üzerine 07.07.2017 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile tüm işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğini, hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı Şirkette boru ustası olarak çalışmaya başladığını, işten ayrıldığı 22.06.2017 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, bu süre zarfında haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, 15 günde 1 pazar tatili yaptığını, müvekkilinin en son 2.800,00 TL net ücret aldığını, hiçbir sebep gösterilmeden işten çıkartılmış olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı hakkının olduğunu, davacının iş sözleşmesinin feshinde sebep gösterilmediğini ve ihbar süresi de kullandırılmadığını, bu nedenle işverenin kötü niyetli olduğunu ve kötü niyet tazminatının da ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin en son çalıştığı aya ait ücretini alamadığını, dinî bayramlarda çalışmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini hiç kullanmadığını, hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 22.06.2017 tarihinde yurt dışında çalışmak üzere kendi isteği ile işten ayrıldığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, en son günlük brüt ücretinin 90,00 TL olduğunu, alacak hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle kendisinin feshettiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiği, yıllık izin alacağı yönünden işverence kullanıldığı veya ücretinin ödendiği ispat edilemediğinden yıllık izin alacağınıa hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili alacakları yönünden tanık beyanlarına göre hesaplanan alacaktan bordrolardaki ödeme mahsup ...