Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava dışı ....'un Batman Emniyet Müdürlüğü polis kadrosunda görev yapmakta iken 10/06/2004 tarihinde meydana gelen terörist saldırısı neticesinde şehit edildiğini ve polis memurunun hak sahiplerine 181.054,21 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek bu meblağın %30'una tekabül eden 54.556,26 TL'lik ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlanma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26. maddesi...
4. Hukuk Dairesi 2020/110 E. , 2022/9793 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; dava dışı ....'un Batman Emniyet Müdürlüğü polis kadrosunda görev yapmakta iken 10/06/2004 tarihinde meydana gelen terörist saldırısı neticesinde şehit edildiğini ve polis memurunun hak sahiplerine 181.054,21 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek bu meblağın %30'una tekabül eden 54.556,26 TL'lik ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlanma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 26. maddesi olup, davalıların kurumun rücu alacağından sorumluluklarının ancak kusurlarının varlığı halinde mümkün olduğu, polis memuru Serkan Yavuz'un 10/06/2004 tarihinde Kaymakamlık konutunun girişinde bulunan nöbet kulubesinde görevli iken kimliği belirsiz şahıs veya şahıslar tarafından şehit edildiği, alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere meydana gelen olayda dava dışı şehit polis memurunun en fazla % 5, davalının ise % 95 oranında kusurlu olduğu, davacı kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine 54.556,26 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve bu ödemelerin talep edildiği, yapılan ödemeler ile davalının kusur durumu gözönüne alındığında davacı kurumun talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 10/06/2004 tarihinde şehit edilen emekli sandığı iştirakçisi polis memurunun hak sahiplerine bağlanan aylıklar nedeniyle oluşan kurum zararının rücûan tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlıkta, hak sahiplerine 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, üçüncü kişi tarafından öldürülen Emekli Sandığı iştirakçisinin hak sahiplerine bağlanan peşin değerli aylığın tahsiline ilişkin davanın yasal dayanağının 5434 sayılı Kanunun 129. maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 129. maddesinde Vazifeleri içinde veya dışında her hangi sebeple zarar görmüş veya tehlikeye düşmüş ve bundan dolayı adi malûl durumuna girmiş iştirakçilerin veya bunlardan ölenlerin, dul ve yetimlerinin; sebep olanlar aleyhine açacakları davaları Sandık dahi kovuşturmaya ve bu davalara üçüncü şahıs olarak girmeye ve dul ve yetimler tarafından dava açılmamış ise bunu doğrudan doğruya açmaya yetkilidir. Dava sonunda para tazminatı da alınırsa bundan kovuşturma için yapılan masraflarla birlikte emekli, adi malüllük, dul ve yetim aylıkları bağlanan hallerde bu aylıkların beş yıllığı; (Toptan ödeme) yapılan hallerde de bunların toplamının yarısı Sandıkça alın...